MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, dahili davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, akde aykırılık nedeniyle kiralananın tahliyesi ve 10.000 TL tazminatın tahsiline ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile kiralananın tahliyesine ve 10.000 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine hüküm, dahili davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davada dayanılan ve hükme esas alınan 25.2.2005 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme kiralananın önceki maliki ... ile davalı kiracı arasında düzenlenmiş, taşınmaz daha sonra davacı tarafından 3.4.2009 tarihinde satın alınmıştır. Sözleşmenin özel şartlar bölümü 9.2.4 maddesinde kiracının kiralanan yeri teslim almasından sonra ana yapıya zarar vermeyecek şekilde hareketli elemanlarla dekore edebileceği, ancak konutun ayrılmaz parçası niteliğindeki dekorasyonunda değişiklik yaratacak bir uygulama söz konusu olursa, bu amaçla hazırlatılacak mimari projenin kiralayan tarafından onaylanacağı ve yazılı olur verileceği, aksine davranışın akde aykırılık oluşturacağı ve özel 14.5 maddesinde de kiracının kiralananı terk ederken taşınmazı kiraladığı günkü gibi teslim etmek zorunda olduğu kararlaştırılmıştır. Bu şartlar geçerli olup tarafları bağlar. Davacı işbu sözleşmeye dayanarak davalı kiracının kiralananda projeye aykırı değişiklikler yaptığından ve kiralanana zarar verdiğinden söz ederek istemde bulunmuştur. Bu durumda ortada geçerli ve halen devam etmekte olan bir kira sözleşmesi olup, kiralananda yapılan değişiklikler ve verilen zarar nedeniyle tazminat hakkının doğduğu kabul edilemez. Çünkü kiralananı geri verme borcuna aykırı davranıldığı bu aşamada ileri sürülemez. Gerçekten 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 334. ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 266. ) maddesi hükmüne göre kiralanan ne durumda teslim alınmış ise kiranın bitiminde ve o durumda geri verilmelidir. Kira sözleşmesi sona ermediğinden kiralananı geri verme borcu henüz doğmamıştır. Kiranın bitiminde kiralananın eski hale getirildikten sonra teslim alındığı şekliyle geri verilmesi mümkün olup, değişiklikler giderilmeksizin kiralananın iade edilmesinin söz konusu olması halinde tazminat sorumluğu doğacağından mahkemece tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, tazminat isteminin de kabul edilmesi doğru görülmediğinden hükmün tazminata ilişkin olarak bozulması gerekmiştir.
SONUÇ. Yukarıda (1) No’lu bentte yazılı nedenlerle hükmün tahliyeye ilişkin hüküm kısmının ONANMASINA, yukarıda (2) No’lu bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün tazminata yönelik bölümünün BOZULMASINA ve onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy