MAHKEMESİ : Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 13/12/2012
NUMARASI : 2010/100-2012/455
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak ve itirazın iptali davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava kira sözleşmesinin feshine rağmen iade edilmeyen sözleşmeye konu araçların iadesi, olmadığı takdirde araçların rayiç değerinin ve dava tarihine kadar kullanım bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Birleşen davada ise sözleşmeye göre kiracı tarafından ödenmesi gereken motorlu taşıtlar vergilerinin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanı reddine karar verilmiş olup hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında müvekkiline ait fabrikanın kiralanması konusunda 09.10.2001 tarihinde sözleşme yapıldığını, sözleşme ekindeki listede yer alan 18 adet aracın da kiralamaya dahil edildiğini, Davalının kiracı olarak bulunduğu fabrikayı 28.06.2001 tarihli icra marifetiyle satın aldığını, araçların ihale kapsamı dışında tutulup kira ilişkisinin araçlar üzerinden devam ettiğini, en son taraflar arasında akdedilen 30.01.2005 tarihli sulh sözleşmesi ile kira ilişkisinin karşılıklı olarak feshedildiğini, ancak feshe rağmen araçların iade edilmeyip davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini belirterek fesih tarihinden sonraki dönem için fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere araç başına biner liradan 18.000 TL kullanım bedelinin tahsili, araçların iadesi olmadığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı olmak üzere 18.000 TL araç bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde fesih tarihinden sonraki dönemde kiracı tarafından ödenmesi gereken araç vergilerinin kendileri tarafından ödendiğini belirterek 36.377,06 TL’nin rücuen tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili ise; davaya konu araçların davacının borçları nedeniyle alacaklıları tarafından haczedildiğini, bu nedenle elinde davacıya ait iadesi gereken araç olmadığını, sözleşmede vergilerin kiracıya ait olacağına ilişki bir hüküm yer almadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı sonraki aşamalarda ise sözleşme kapsamında kendisine teslim edilen araçların 03.01.2002 tarihli taahhütnamede belirtilen araçlar olup davaya konu araçlara ilişkin bir teslim gerçekleşmediğini savunmuştur. Mahkemece sözleşmede vergilerin kiracı tarafından ödeneceğine ilişkin açık bir hüküm bulunmadığından bahisle birleşen davanın reddine, 03.01.2002 tarihli taahhütnamede yer alan ve dava konusu edilen 6 adet aracın davalıya teslim edildiğinin kabulü ile bu araçlara yönelik talebin kabulüne 11 adet araca yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının araç bedeli ve kullanım bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Davacıya ait et işleme fabrikasının, menkul-gayrimenkul tüm demirbaşları ve üretin izinleri ile birlikte davalıya kiralanması konusunda taraflar arasında 01.10.2001 başlangıç tarihli ve 5 yıl süreli kira sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmenin ilgili bölümünde kiralanan şeyin et işleme tesisleri ve Ek-1’de belirtilen mal listesi olduğu belirtilmiştir. Taraflarca imzalanmış sözkonusu listede, davaya konu 17 adet aracın marka model ve plakalarına da yer verilmiştir. Kira sözleşmesi taraflarca 30.03.2005tarihinde feshedilmiş olup davacı 17 adet aracın feshe rağmen iade edilmeyip davalı tarafından kullanılmaya devam edildiği iddia etmiş, davalı ise kendisine teslim edilen araçların sözleşme ekinde yer alan araçlar olmayıp 03.01.2002 tarihli taahhütnamede yer alan araçlar olduğunu mevcut araçların da davacının borçları nedeniyle üçüncü kişiler tarafından haczedildiğini savunmuştur.
Kural olarak kiralayan, sözleşmeye konu şeyi kiracıya teslim ile mükelleftir. Teslim borcunun yerine getirilmesi için, biçimsel (eylemli) olarak bir teslime gerek olmayıp kiranın konusunu oluşturan nesnenin kiracının kullanımına hazır tutma, kullanmaya olanak sağlayacak bir durumda bulundurma yeterlidir. Sözleşmede kiralamaya konu araçların marka model ve plakaları sözleşmenin ekinde belirtilen listede gösterilmiş ve liste taraflarca imzalanmıştır. Sözleşmede kiralanan şey “….adresinde bulunan Et 2000 tesisleri ve ek-1’de belirtilen mal listesi” olarak tanımlanmış olup, belirtilen duruma göre davaya konu araçların kiracıya teslim edildiğinin kabulü gerekir. Kaldı ki davalı cevap dilekçesinde teslim olgusuna karşı çıkmamış, araçların davacının alacaklıları tarafından haczedildiğini savunmuştur. Davalı tarafından sunulan 03.01.2002 tarihli taahhüt senedi, sözleşmenin ekinde yer alan 6 adet araç ve sözleşme dışındaki 15 araca ilişkin olup davaya konu araçların teslim edilmediğinin bir kanıtı olarak değerlendirilemez. İddiasını kanıtlamış olan tarafa mahkemece yemin delilinin hatırlatılması usulsüz olup bu suretle teklif edilen yeminin davalı tarafından eda edilmesi davacı aleyhine hukuki sonuç doğurmaz. Bu durumda sözleşme kapsamında davacıya iade edilmediği anlaşılan temyize konu 11 adet araca ilişkin olarak istemin kabulü gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-Davalının talepten fazlaya hükmedildiğine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı, 22.12.2011 havale tarihli ıslah dilekçesinde; halen davalının elinde olan on adet araç için araç başına biner liradan toplam 10.000 TL’nin ve aynı şekilde 10.000 TL haksız kullanım bedelinin, davalının elinde iken haczedilen araçlara ilişkin olarak; .... plakalı araç için 1.200 TL haksız kullanım bedeli, .... plakalı araç için 2.000 TL haksız kullanım bedeli, ... plakalı araç için 1.000 TL haksız kullanım bedeli, .... plakalı araç için 7.850 TL haksız kullanım bedeli talep edildiği halde, davacın talebi gözetilmeyerek hükümde 6 adet araca yönelik olarak istek aşılarak toplam 56.500 TL tazminata hükmedilmesi hatalı olup hüküm belirtilen nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 ve 3 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 28.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy