MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
BİRLEŞEN MAHKEMENİN .../... E. -.../... K.SAYILI DOSYA
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. ... geldiler. Davalı taraftan gelen olmadı. Hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl ve birleşen dava kira alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmü davalı vekili temyiz etmiştir
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin asıl dava yönünden verilen hükme yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalı vekilinin birleşen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/493 esas 2012/408 karar sayılı dava dosyasına konu alacak hakkında verilen hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince
Amacı usul ekonomisine hizmet etmek ve aynı konuda çelişkili kararlar verilmesini önlemek olan davaların birleştirilmesi ve ayrılması kurumu, 6100 sayılı HMK.’nun 166 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan Yasanın 166/1 nci maddesine göre; "aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir." Aynı mahkemede görülmekte olan davaların birleştirilmesine ilişkin olarak verilen karar nihai bir karar değildir. Ara kararı niteliğini taşıyan aynı mahkemedeki davaların birleştirilmesine ilişkin kararın, taraflara tebliğine ilişkin HMK'nda açık bir hüküm yoktur. Davalar aynı yargılama süreci içinde bağımsız olarak görülmeye devam ettiğine göre, tarafların hazır olduğu oturumda verilen birleştirme kararlarında, birleştirilen davanın duruşma günü oturum sırasında taraflara bildirilerek, duruşmadan haberdar edilmeleri sağlanmalıdır. Taraflardan birinin yokluğunda birleştirme kararı verilmesi halinde ise; birleştirme kararı ile birlikte duruşma gününün usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi gerekir. 6100 sayılı HMK’nun 27.maddesi uyarınca davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Bu hakkın usulüne uygun tebligat yapılmak suretiyle ilgilisine tanınması gerekir.
Somut olayda, bağlantılı davaya ilişkin birleştirme kararı davalının yokluğunda verilmiş olup mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde, birleştirme kararı ve yargılamanın yürütüleceği davanın duruşma günü davalıya tebliğ edilmiş değildir. Bu durum usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) No’lu bentte açıklanan nedenlerle hükmün asıl davaya konu alacak hakkındaki bölümünün ONANMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına takdir olunan 990 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, (2) No’lu bentte açıklanan nedenlerle birleşen ... 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/493 esas 2012/408 karar sayılı dava dosyasına konu alacak hakkında verilen hükmün BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenden alınmasına 28/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy