MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kira parasının tespiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira parasının tespiti davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira parasının tespiti talebine ilişkindir.
Davacılar dava dilekçesinde, 01.01.2012 tarihinden itibaren aylık kira parasının 5.445,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmişlerdir.
Mahkemece, hak ve nesafete göre bilirkişi tarafından tespit edilen kira parasından %10 oranında indirim yaparak 4.875 TL olarak kira parasının tesbitine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından bilirkişi raporunun yargıtay uygulamalarına uygun olmadığından bahisle temyiz edilmiştir.
Hükme esas alınan Bilirkişi Kurulu raporunda, “..dava konusu taşınmazın bulunduğu muhitte yapılan kira sözleşmeleri kira stopajı düşüncesi ile iki ayrı sözleşme yapılması veya sözleşmenin düşük yapılması nedeniyle olağan rayice göre kira artışına imkan bırakmamaktadır. Heyet olarak kiralanan civarında ve çevresinde resen yapılan araştırmalarda emsal kira sözleşmesi temini mümkün olmadığı” belirtilerek, Yargıtay son uygulamalarına göre kira parasını tespit etmişlerdir. Bilirkişi Kurulu raporunda kira parasının belirlenmesine yönelik somut dayanaklar gösterilmemiştir. Somut dayanaklar içermeyen raporun, bu haliyle hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır.
Buna göre mahkemece, kira parasının tesbitinin bir sınırlama olduğu gözetilerek; öncelikle taraflara var ise başka emsal kira sözleşmelerini sunmaları için süre verilmeli (bu esnada mahkemece de resen emsal kira sözleşmeleri araştırılmalı), yeniden üç kişiden (inşaat, mimar, mülk bilirkişileri) oluşturulacak Bilirkişi Kurulu marifetiyle kiralanan taşınmaz ve emsal kira sözleşmelerine konu kiralananlar tek tek gezilip incelenmeli, böylece elde edilen veriler somutlaştırılarak, dava konusu yer ile ayrı ayrı (konumu, çevresi, niteliği, kullanım şekli, kira başlangıç tarihi, kira süreleri vb.) kira parasına etki eden tüm nitelikleri karşılaştırılmalı, emsal kira bedellerinin niçin uygun emsal olup olmadığı somut gerekçelerle açıklanmalı, dava konusu taşınmazın yeniden kiraya verilmesi halinde getirebileceği kira parası belirlenmeli, gerekirse bilirkişilerce bulunan emsallere ait kira sözleşmeleri, ilgili kuruluşlardan temin edilerek rapor somut gerçekler ışığında resen değerlendirilerek denetlenmeli, buna göre hak ve nesafete; özellikle tarafların kira sözleşmesinden bekledikleri amaçlarına uygun makul bir kira parası saptanmalıdır. Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma kapsamına göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy