MAHKEMESİ:Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar Dairemizin 24.09.2012 gün ve 6041-12081 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmesi üzerine bu defa davalı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili istemiyle kefil hakkında yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalı kefilinin sorumlu olduğu döneme ilişkin olarak borçtan sorumlu olduğundan bahisle 10.300,00-TL asıl alacak ve 1188,00-TL işlemiş faiz üzerinden takibin devamına ve asıl alacağın %40 oranında inkar tazminatına karar verilmiştir.
Takibe dayanak yapılan ve karara esas alınan 01.07.2008 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı ... kira sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalamıştır. Davacı 14.07.2010 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2009/1.ay kira bakiyesi ile 2009/2. ayından 8. ayına kadar olan toplam 14.300,00- TL kira parasının tahsilini istemiştir. Ancak, dosyaya sunulan 19.9.2009 tarihli belge içeriğinden 1.7.2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin tarafları arasında karşılıklı olarak feshedildiği, mutabakat metni gereğince kiralananın anahtarlarının 19.9.2009 tarihinde teslim edilerek yasal tahliyenin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda kefilin sorumluluğu 19.9.2009 tarihinde son bulmuştur. Borçlar Kanunu'nun 493. maddesine göre, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay zarfında, alacaklı icraya veya mahkemeye müracaatla hakkını takip etmezse veyahut takibatına uzun müddetle fasıla verirse, kefil kefaletten beri olur. Bu süre zamanaşımı süresi olmayıp hak düşürücü süre olduğundan mahkemece re'sen gözönüne alınması gerekir. Davacı, kefalet süresinin bitimini takip eden bir ay içinde alacağının tahsili için icra takibine girişmeyip, bu süre geçtikten sonra 14.07.2010 tarihinde icra takibine girişmiş, takibe itiraz üzerine de bu davayı açmıştır. Mahkemece bu nedenle davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmadığı, bu defa ki incelemeden anlaşılmakla karar düzeltme talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Davalının karar düzeltme talebinin,yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile Dairemizin 24.09.2012 günlü ve 2012/6041-12081 E. ve K. sayılı onama kararının kaldırılmasına mahkemenin 22.12.2011 tarih 2010/166 E.-2011/316 sayılı kararının BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcı ve karar düzeltme harcının temyiz ve karar düzeltme isteyene iadesine 06.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy