MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iktisap ve ihtiyaç nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının traktör kabini ve malzemesi işi ile uğraştığını, 28.12.2011 tarihinde kiralananı bu amaçla satın aldığını, davalıya 30/12/2011 tarihinde kiralananı satın aldığını ve 6 ay içinde taşınmazı tahliye etmesini ihtar ettiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen davalının kiralananı tahliye etmediğini ileri sürerek, kiralananın davalı vekili, cevabında satışın muvazaalı olduğunu, ihtiyacın samimi olmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, kiralananın zemin katının 22,50 m2, üst katının ise 50 m2 olduğunu, 22,50 m2 zemin katta iş makineleri, traktör parçaları, kabin kilitleri, kapı, cam, ayna, kabin dışındaki ayna ve ayna kolları ve sürücü koltukları satışı yapmanın uygun olmayacağını, davalının kullandığı 50 m2 zemin alanında yaptığı mevcut işin bile sıkışık vaziyette yapıldığının belirtilmesi nedeniyle davacının iddiasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Bilirkişi raporunda, kiralananın yapılacak işe uygun olmayacağı belirtilmiş ise de, Kiralanan ticaretin aktif olarak yapıldığı ve işyerlerinin yoğun olduğu Ostim'de bulunmaktadır. Bilirkişi tarafından davacının yapmak istediği işin yapılmasına yasal imkansızlıktan veya fiili imkansızlıktan bahsedilmemiş, kiralananın büyüklüğü nedeniyle yapılacak işe uygun olmadığı belirtilmiştir. Davacı ihtiyacı için taşınmazın iktisap ettiğini bildirmiş, davacı tanıklarının aksine davalı tanıkları ihtiyaca ilişkin beyanda bulunmaksızın, sadece binanın değerine ilişkin beyanda bulunmuşlardır. Kiralananın yapılacak iş için uygun olup olmadığı belirlenirken, bulunduğu yer, konumu ve diğer özelliklerinin yanında, yapılacak işin niteliğine göre yüzölçümünün tamamı gözönünde tutularak değerlendirme yapılmalı, ticari ihtiyaçlar ve ekonomik gerekler gözardı edilmemeli, hükme esas alınan rapor Yargıtay denetimine elverişli olmalıdır. Ayrıca, davalının kiralananda sıkışık vaziyette de olsa bronz ve döküm işi yaptığı olgusu değerlendirilerek sonuca gidilmelidir. Tüm bü hususları içermeyen ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu ile taraflar arasındaki uyuşmazlıkta haklı bir çözüme ulaşıldığı söylenemez.
Bu durumda, mahkemece, mahallinde yeniden uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, dubleks işyeri niteliğindeki kiralananın yapılmak istenen işe elverişli olup olmadığı yanı sıra, kiralananda yapılmak istenen iş yönünden yapılmasını imkansız kılacak yasal veya fiili imkansızlık olup olmadığı hususunda gerekçeli, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yeterli olmayan bilirkişi raporuna göre davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy