MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tahliye
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye istemine ilişkindir.Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenebilmesi için öncelikle kira sözleşmesinin başlangıç tarihinin ve süresinin bilinmesi zorunludur. Davacının bildirdiği bu tarihlere davalı karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların gösterecekleri tanık dahil bütün deliller toplanarak bir hadise olarak çözüme kavuşturulması gerekir.
Olayımıza gelince; Davacının kiraya verilen yeri 28/05/2010 tarihinde satın almak suretiyle iktisap ettiği, eski malikin haklarına halef olarak bu davayı 30/01/2012 tarihinde açtığı anlaşılmaktadır. Davacı, kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve süresini kanıtlamakla yükümlüdür. Öncelikle davacıdan kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve süresinin ne olduğu sorulmalı, davalı bu tarih ve süreye karşı çıkarsa uyuşmazlığın tarafların göstereceği tanık dahil bütün delilleri toplanarak bir hadise olarak çözümlenmesi gerekirken kanıt yükü ters çevrilerek davalının kira sözleşmesinin başlangıç tarihi ve süresini kanıtlayamadığı gerekçesiyle işin esası hakkında karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy