MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hor kullanma bedelinin tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin taşınmazının davalı tarafından kullanıldığı sırada su tesisatından sızan sular sebebiyle ahşap parke olan bölümlerin kullanılmaz hale geldiğini, su aldıkları için kabardıklarını, duvarların su alması sebebiyle sıvaların kalktığını öğrendiklerinde mahkeme aracılığı ile tespit yapıldığını ve 2.802,31 TL hasar bulunduğunun tespit edildiğini belirterek müvekkili adına taşınmaza davalı tarafından verilen 2.802,31 TL zararın tahliye tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı ,2010 yılı ocak ayında sömestr tatili için evden ayrıldığı süre içinde mutfak tezgahı altındaki sıhhi tesisat malzemelerinin patlaması sonucu evi su bastığını, komşular tarafından haber verildiğinde derhal dönerek elinden geldiğince hasarı gidermeye çalıştığını, tesisatın parçalanarak parkelere zarar vermesinin kullanıcı hatasından değil evdeki sıhhi tesisat malzemelerinin TSE standartlarına uygun olmayıp,İç Anadolu soğukları karşısında donup tesisatın yırtılması sonucu oluştuğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar 12.11.2012 tarihli bilirkişi raporunda, kiralananın mutafağında, evye bataryası ile mutfak tezgahı arasındaki bağlantıyı sağlayan spiral boru olup piyasa malı tabir edilen ve TSE belgesi olmayan bağlantı malzemesi olduğu, borunun tesisat suyu basıncına dayanamayarak patlama yapabileceği yani zararın malzeme hatasından kaynaklanmış olabileceği belirtilmiş ise de, raporun 4. maddesinde, uzun süreli terk durumunda ana su vanasının kapatılması gerektiği bu nedenle davalının tedbirsiz davrandığı kabul edildiğine göre bilirkişiden tarafların sorumluluk oranları doğrultusunda ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy