MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından yapılan vaki itiraz üzerine, davacı-alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına toplanan delillere kararın dayandığı gerekçelere göre; davalının tahliyeye ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı alacaklı .... tarafından davalı borçlu aleyhine 7.8.2012 tarihli haciz ve tahliye istemli yapılan icra takibinde 30.11.2011 başlangıç tarihli bir yıl süreli aylık 550-TL bedelli yazılı kira sözleşmesine göre ödenmeyen Haziran, Temmuz 2012 ayları kira bedelleri ile sözleşmenin 11.maddesi uyarınca muaccel hale gelen Ağustos, Eylül, Ekim 2012 ayları kira bedelleri toplamı 2.750,00-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emri borçlu davalıya 27.8.2012 tarihinde tebliğ edilmiş davalı-borçlu süresinde takibe kısmi itirazda bulunmuştur. Davalı borçlu kısmi itirazında icra takibine konu edilen Ağustos, Eylül, Ekim 2012 ayları kira paralarını ödediğini belirtip kira alacağının bu kısmına itiraz etmiştir. Bu durumda takibin Haziran, Temmuz 2012 aylarına ilişkin bölümünün kesinleştiğinin kabulü gerekir.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
TBK 346. maddesi gereğince muacceliyet koşulu kiracının sıfatına göre geçersiz kaldığından 7.8.2012 tarihli icra takibinde Haziran, Temmuz 2012 ayları dışında kalan Eylül-Ekim 2012 aylar kira paraları istenemez. Davacı da itiraz edilen aylar yönünden itirazın kaldırılmasını istediğine göre mahkemece kesinleşen kısım için itirazın kaldırılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan TBK.346. maddesi gereğince muacceliyet şartının geçerli olmadığı gözönünde bulundurularak kısmi itirazın kaldırılması isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile tüm alacak yönünden itirazın kaldırılmasına ve alacağın tamamı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle kararın tahliyeye ilişkin kısmının ONANMASINA, 2.bentte açıklanan nedenlerle kararın alacağa yönelik bölümünün BOZULMASINA
ve onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 17.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy