MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine davalı borçlunun yasal süresinde itiraz etmesi üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunmuştur. Mahkemece istemin süreden reddine karar verilmesi üzerine karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Alacaklı vekili tarafından, kiracı borçlunun kira borcunu ödemediğinden bahisle icra takibi başlatıldığı, davalıya gönderilen örnek 13 nolu ihtarlı ödeme emrinin davalı borçluya 18/01/2012 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine borçlu tarafından süresi içinde 24/01/2012 tarihinde ödeme emrine itiraz dilekçesi verildiği, icra dairesince 07.02.2012 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, itiraz dilekçesinin masraf verilmemesi nedeniyle alacaklı vekiline tebliğe çıkarılamadığı, icra müdürlüğü tarafından dosyada masraf olmaması nedeniyle düzenlenen tensip zaptı ile ihbarname başlıklı yazının taranarak UYAP sistemi üzerinden dosyaya eklendiği, mahkemece alacaklı vekiline itiraz dilekçesi tebliğe çıkarılmamasına rağmen UYAP sistemi üzerinde yapılan bu eklemenin itiraz dilekçesinin alacaklı vekiline tebliğ olarak kabul edilip bu surette alacaklı vekiline tebliğinin sağlandığı kabul edilmiştir
Alacaklı kiralayan, borçlunun itirazı üzerine, yasal 30 günlük ödeme süresi geçtikten sonra, borçlunun itiraz dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren hak düşürücü süre olan 6 ay içerisinde icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve tahliye isteminde bulunabilir. Altı aylık hak düşürücü süre borçlunun itiraz dilekçesinin alacaklıya tebliğinden itibaren başlar.
Her ne kadar mahkemece, UYAP sisteminin Avukatlar bakımından elektronik adres olduğu kabul edilerek dosyaya atılmış bir evrakın davacı vekiline tebliğ mahiyetinde olduğu değerlendirilmişse de, 7201 sayılı Tebligat Yasasında Elektronik Tebligat usulü düzenlenmiş olup 7201 sayılı Yasanın 7/a maddesi uyarınca “Tebligata elverişli bir elektronik adres vererek bu adrese tebligat yapılmasını isteyen kişiye, elektronik yolla tebligat yapılabilir ve elektronik yolla tebligat, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılır.
Bu durumda, icra dosyasında davacı vekiline yapılmış usulüne uygun bir tebligat bulunmamaktadır. Mahkemece 6 aylık süreden sonra dava açıldığı gerekçesiyle istemin
süreden reddine karar verilmiş ise de, borçlunun itiraz dilekçesi alacaklıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğinden,13/08/2012 tarihinde açılan dava süresindedir. Bu nedenle mahkemece, işin esası incelenerek, sonucu dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin süreden reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve ...nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22/05/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy