MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacılar ve davalılardan .... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağı ve eski hale getirme bedeli ve tamirat süresine ilişkin alacak istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davacılar ve davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde; taşınmazın 01.02.2006 başlangıç tarihli ve 9 yıl süreli sözleşme ile davalıya kiraya verildiğini, davalının en son Ağustos/2010 ayına ilişkin kirayı ödediğini, takip eden ayları ödemediğini, sonrasında her hangi bir bildirimde bulunmadan taşımazı terk ettiğini, anahtar teslim edilmediğinden kiralananın ne durumda olduğunu bilmediklerini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 48.000 TL kira alacağı, 1.000 TL hor kullanma tazminatı ve tamirat süresine ilişkin olarak da 5.000 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar vekili ise cevap dilekçesinde; davalı gerçek kişilerin sözleşmeyi şirket adına imzaladıklarını bu nedenle sorumlulukları bulunmadığını, kiralananın tahliye edileceğinin 25.05.2010 tarihinde sözlü olarak davacıya ihbar edildiğini ve ihbara uygun olarak işyerinin 01.07.2010 tarihinde tahliye edildiğini, anahtarın da 28.12.2010 tarihinde notere teslim edildiğini, tahliye sonrası kendileri tarafından yaptırılan tespitte (... 2.Sulh Hukuk Mahkemesi 2010/118 D.iş) hasar tutarının 48.230 TL olarak tespit edildiğini, bu tutarın davacılara ödendiğini sonuç olarak kötü kullanım ve erken tahliyeden kaynaklanan bir borçları olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, gerçek kişiler yönünden davanın husumet nedeniyle reddine, davalı şirket yönünden ise eski hale getirme bedeli ve kira alacağına ilişkin olarak 19.337,96 TL nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir
2-Davacılar vekilinin kira alacağına ve davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 01.02.2007 başlangıç tarihli ve 9 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Taşınmaz davalı şirkete işyeri olarak kiraya verilmiştir. Dava dilekçesinde, 2010 yılı Eylül, Ekim, Kasım ve Aralık ayları kira paralarının ödenmediği iddia olunmuş, davalı ise kiralananın 01.07.2008 tarihinde tahliye edildiğini belirterek Temmuz ve sonraki aylara ilişkin kira borcu bulunmadığını savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kiralananın tahliye edilip edilmediği, tahliye edilmiş ise hangi tarihte tahliye edildiğine ilişkindir.
Tahliye ve teslim kavramları kira ilişkisinin sonlandırılmasına yönelik hukuki birer olgu olup, kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir. Anahtarın da kiralayana teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiralayan tarafından kabul edilmemesi, başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Somut olaya bu çerçeveden bakıldığında kiralananın fiilen tahliye edildiğinin 11.08.2010 tarihinde tebliğ edilen noter ihtarı ile davacılara bildirilmiş olması akdi ilişkinin sona erdirilmesi bakımından yeterli değildir. Ayrıca usulüne uygun teslim olgusunun da kanıtlanması zorunludur. Somut olayda kiralananın anahtarı 28.12.2010 tarihinde tevdi mahalline teslim edilmiş ve bu husus davacılara 29.12.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu durumda davalının iade borcunun 29.12.2010 tarihinde yerine getirildiğinin kabulü ile bu tarihe kadar işleyecek kira paraları bakımından davanın kabulüne karar verilmesi, gerekirken kiralananın 11.08.2010 tarihinde tahliye edildiğinden bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Ayrıca mahkemece hüküm altına alınan alacak tutarı, davadan önce ödenen tutarın mahsubundan sonra kalan miktar olup, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin hüküm altına alınan alacak miktarı üzerinden hesaplanması zorunludur. Davadan önce ödenen ve mahsubuna karar verilen tutarın vekalet ücreti hesabında nazarı alınması mümkün olmayıp, hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün davacı ve davalı yararına BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy