MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için tahliye talepli olarak başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından yapılan vaki itiraz üzerine, davacı-alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyada toplanan delillere, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalılar vekilinin kiracı .... . yönünden alacağa ilişkin temyizine gelince;
Davacı alacaklı davalı borçlu hakkında 25.5.2012 tarihinde haciz ve tahliye istekli olarak başlattığı icra takibinde, 10.11.2006 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesine dayanarak 2012 yılı Nisan-Ekim aylar arası aylık kira bedeli 1.680-TL'den toplam 11.725,00-TL kira alacağının tahsilini istemiştir. Ödeme emri borçlu davalıya 5.6.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı-borçlu süresinde takibe itiraz etmiştir. Davalı borçlunun takibe konu kira bedellerinin bir kısmını ödeme emrinin tebliğinden önce bir kısmını da ödeme emrinin tebliğinden sonra ödemiş olduğ görülmüştür. Dava açma tarihinden önce yapılan ödemeler düşüldükten sonra kalan miktar üzerinden itirazın kaldırılmasına ve dava açılma tarihinden sonra yapılan ödemelerin de infaz sırasında nazara alınmasına karar verilmesi gerekirken alacağın tamamı üzerinden itirazın kaldırılmasına karar verilmesi doğru değildir.
3- Davalılar vekilinin kefil ... yönünden temyiz itirazına gelince;
Takip konusu edilen ve hükme esas alınan 10.11.2006 başlangıç tarihli 1 yıl müddetli yazılı kira sözleşmesini davalı ... müteselsil kefil olarak imzalamıştır. TBK.583(BK 484) maddesine göre kefalet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı şekilde düzenlenmesi kefilin sorumlu olacağı miktarın açıkça gösterilmesi gerekir. Sözleşmede uzayan dönemdeki kefilin sorumlu olabilmesi için azami hangi süre ile hangi miktar ile sınırlı olacağının gösterilmiş olması şarttır.
Somut olayda kefilin uzayan dönemlerde sorumlu olduğu miktar belirtilmediğinden kefil sözleşme süresince doğacak alacaklardan sorumludur. Takibe konu alacak uzayan döneme ait bulunduğundan kefilin borçtan sorumlu tutulması doğru olmadığı gibi kefil hakkında tahliye kararı verilmesi de doğru değildir.
SONUÇ: Kararın yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle tahliyeye ilişkin kısmının davalı ...Ş. Yönünden ONANMASINA, 2 nolu bentte açıklanan nedenle alacağa ilişkin kısmının davalı ...Ş. yönünden ve 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... yönünden alacak ve tahliyeye ilişkin olarak BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy