MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, ihtiyaç nedeniyle taşınmazın tahliyesine karar verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, müvekkilinin kendisinin ve oğlunun birlikte yurt olarak kullanacağından bahisle işyeri ihtiyacı nedeniyle kiralananın tahliyesini istemiştir. Davalı vekili ise, davanın süresinde olmadığını, müvekkilinin yeni dönem kirasını yatırdığını, davacının da kira bedelini kabul ettiğini bu nedenle kira sözleşmesinin yenilediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece davanın süresinde açılmadığından reddine karar vermiştir.
6098 sayılı TBK.’nun 350/1. maddesi hükmüne göre ihtiyaç iddiasına dayalı olarak açılacak tahliye davalarının belirli süreli sözleşmelerde sürenin sonunda, belirsiz süreli sözleşmelerde bu kanunun 328. maddesinde fesih bildirimi için öngörülen sürelere uyularak belirlenecek tarihten başlayarak bir ay içinde açılması gerekir. TBK.’nun 353. maddesi uyarınca kiraya veren, daha önce veya en geç davanın açılması için öngörülen sürede dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava, bildirimi takip eden uzayan bir kira yılı sonuna kadar açılabilir. Dava açma süresi kamu düzenine ilişkin olup, davalı ileri sürmese bile mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulması gerekir.
Olayımıza gelince; taraflar arasında yapılan 25.10.2011 başlangıç tarihli 1 yıl müddetli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu kira sözleşmesine dayanarak işyeri ihtiyacı nedeniyle tahliye isteminde bulunmuştur. Kira sözleşmesi 24.10.2012 tarihinde sona ermiş ve davayı ise 1 aylık süre sonu cumartesi- pazar gününe rastladığından tatil bitiminden itibaren ilk iş günü olan 26.11.2012 tarihinde açtığına göre dava süresindedir. Bu nedenle işin esasının incelenerek varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın süreden reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.