MAHKEMESİ : Ankara 21. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 27/12/2012
NUMARASI : 2011/303-2012/530
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit davasına dair kararın temyiz incelemesi duruşmalı olarak davalı tarafından süresi içinde istenilmekle gün tayin edilerek taraflara gönderilen davetiyelerin tebliğ edilmesi üzerine belli günde davacı vekili Av. F.. A.. ve davalı vekili Av. K.. C.. geldiler. Hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava,kira sözleşmesinin kefili tarafından kiralayan aleyhine açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne , Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7948 sayılı dosyasında yapılan takip nedeniyle, davacının, davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafından ödenen 19.390 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesi üzerine hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle,davacının davalı ile dava dışı "K.... S... ve G...H.. Tic. Ltd. Şti" arasındaki 22.1.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesini kefil sıfatıyla imzaladığını, aylık kira parasının 1.250 TL olup sözleşmenin 5/son maddesi gereğince kiracıdan aylık kira bedellerine karşılık 12 adet her biri 1250 TL'lik teminat senedi alındığını, davacının kiracı şirketin müdürü S.. K..'nin ablası olduğunu,kiracının 2 aylık kirayı ödeyip bonolardan 2 adedini davalıdan geri aldığını,10 adet senedin davalıda kaldığını,geriye kalan kira borcu için davalının eşi N.. D... hesabına davalı talimatı ile kiracı şirket tarafından 14.3.2011 tarihinde 10.000 TL ve davalı hesabına 11.1.2011 tarihinde 2.500 TL ödendiğini,böylece kira borcu kalmadığını, buna rağmen davalı tarafından teminat olarak alınan bonoların iade edilmeyerek Ankara 19. İcra Müdürlüğü'nün 2011/7948 sayılı dosyasında kiraca şirket ve davacı kefil hakkında takip başlatıldığını,davacı kefil ve kiracının borcu bulunmadığını belirterek davacının borçlu olmadığının tespitine ve davacı lehine kötüniyet tazminatı verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili,cevap dilekçesinde,banka hesabına yapılan ödemelerin takip dayanağı bonolar karşılığı olmadığını, davalı kiralayan ile kiracı şirket arasında başka borç ilişkileri ve senetler olduğunu,takip konusu senetlerin kira ilişkisinden kaynaklandığını ve senet bedellerinin ödenmediğini belirterek davanın reddini talep etmiş, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davalı ile dava dışı "K... S...ve G... H...Tic. Ltd. Şti" arasında düzenlenen 22.1.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesini davacının kefil sıfatıyla imzaladığı, aylık kira parasının 1.250 TL olup sözleşmenin 5/son maddesi gereğince kiracıdan aylık kira bedellerine karşılık 12 adet her biri 1250 TL'lik teminat senedi alındığı, bu senetlerden 12.2.2009-12.3.2009-12.4.2009-12.5.2009-12.6.2009-12.7.2009- 12.8.2009-12.9.2009-12.10.2009-12.11.2009 vadeli 1.250 'şer TL'den toplam 12.500 TL bedelli 10 adet senedin takip konusu yapıldığı hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık takip konusu senetlerin(kira bedellerinin) ödenip ödenmediğine ilişkindir.
Davacı vekili,davacının kefili olduğu sözleşme gereği kira paraları karşılığı olarak kiralayana verilen senetlerden 10 adedinin davalıda kaldığını ancak, davalı kiralayan ve eşinin banka hesabına kira parası olarak toplam 12.500 TL ödeme yapıldığını,kiralayana verilen senet bedellerinin böylece ödenmiş olduğunu,davacının borçlu olmadığını ileri sürmüş ise de bu ödemelere ait belgelerde ödemenin kira parası olduğuna ilişkin açıklama bulunmamaktadır. Davalı kiralayan,davacı tarafından yapılan 12.500 TL'lik ödemenin kira parası nedeniyle ödenmediğini,aralarındaki başka ticari ilişkilerden kaynaklanan alacak-borç ilişkisi olduğunu savunmuştur. Bu durumda takip konusu kira paralarına ait senet bedellerinin ödendiğini kanıt yükü davacı kefildedir. Dava tarihinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı H.U.M.K’nun 288.’nci maddesi(yargılama sırasında 1.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nun 200.maddesi) gereğince davacı tarafından ödendiği iddia edilen kira miktarına göre ödeme ancak kesin delillerle kanıtlanabilir. Davacı vekili, ödemeye ilişkin yazılı belge sunamamış,ödemeyi kesin delillerle kanıtlayamamıştır. Davacı vekili,delil listesinde açıkça yemin deliline dayanmamış ise de “her türlü delil” ibaresi yazılmış olup,davacının yemin deliline dayandığının kabulü gerekir. Mahkemece ispat yükü kendisine düşen davacı tarafa takip konusu senet bedellerini(kira paralarını) ödediğini kanıtlamak üzere yemin teklif etme hakkının hatırlatılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşması için kendisini vekille temsil ettiren davalı yararına takdir olunan 1.100 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 25.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy