MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, davalı hakkında, kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istemli icra takibi başlattıklarını, davalının ödeme emrinin tebliği üzerine yasal sürede takibe itiraz etttiğini belirterek itirazın kaldırılmasına ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın ödeme emrinin tebliğ tarihine göre altı aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığından bahisle reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalı hakkında 16.1.2012 tarihinde tahliye istemli icra takibi başlatmış, ödeme emri davalıya 20.1.2012 tarihinde tebliğ edilmiş, davalı takibe 24.1.2012 tarihinde itiraz etmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 269. maddesi “ İtiraz takibi durdurur. İtirazın tebliği tarihinden itibaren altı ay içinde itirazın kaldırılmasını istemiyen alacaklı, bir daha aynı alacaktan dolayı ilamsız icra yoluyla takip yapamaz.” hükmünü içermektedir. Takip dosyasında itirazın alacaklı vekiline tebliğ edilmediği görülmektedir. Bu durumda altı aylık dava açma süresi alacaklı vekili tarafından itirazın öğrenildiği tarihten itibaren başlar. Mahkemece bu yön üzerinde durularak sonucuna göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 22.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy