MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlular hakkında kira alacağı nedeniyle başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlular tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve takibin devamı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan 02.01.2012 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı vekili anılan kira sözleşmesine dayanarak 10.07.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde muaccel olan 2012 yılı Ocak ile Aralık ayları arası kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı borçlular süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde; müvekkilinin alacaklıya hiçbir şekilde borcu olmadığını, ayrıca sunulan sözleşmenin hileli olup, asıl sözleşmenin farklı olduğunu belirtmişlerdir. İtirazın kaldırılması istemiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece; İ.İ.Y'nın 269/b maddesi uyarınca borçlu itirazında kira akdini reddettiği takdirde alacaklının re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş bir sözleşmeye dayanıyorsa icra mahkemesinden itirazın kaldırılması ve tahliyeyi isteyebileceği, yanlar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin adi yazılı şekilde olduğu, İ.İ.Y'nın 269/b maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
İİK.nun 269/2. maddesinde ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu yedi gün içinde itiraz sebeplerini 62.madde hükümleri dâhilinde icra dairesine bildirmeye mecburdur. Borçlu itirazında kira akdini ve varsa buna ait mukavelenamedeki imzasını açık ve kesin olarak ret etmez ise akdi kabul etmiş sayılır. İcra İflas Kanununun 269/c maddesine göre borçlu akdi reddetmeyip, kiranın ödendiğini veya sair bir sebeple istenemeyeceğini bildirerek İtiraz etmiş ise, itiraz sebeplerini açıkça bildirmek ve ödeme konusundaki itirazını noterlikçe re'sen tanzim veya imzası tasdik edilmiş veya alacaklı tarafından ikrar olunmuş bir belge ile ispat etmeye mecburdur.
Somut olayda; davalı borçlular takipte, kira ilişkisine, alacaklının kiralayan ve borçlunun da kiracılık sıfatına, kira miktarına ve imzasına itiraz etmemiştir. Borçlunun kira ilişkisine ve imzasına açıkça karşı çıkmaması karşısında, İİK.nun 269/2. maddesi gereğince akdi kabul etmiş sayılır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin de yazılı olması şart değildir. Bu durumda, davalı borçlu imza itirazında bulunmadığı için savunmasını İİK.nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Bu yönüyle uyuşmazlığın yargılamayı gerektirir bir yönü bulunmadığından mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.