MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçlu hakkında, kira alacağı nedeniyle başlatmış olduğu icra takibi nedeniyle düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve takibin devamı isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan sözlü kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı vekili, anılan sözlü kira sözleşmesine dayanarak 28.11.2012 tarihinde başlattığı icra takibinde 2012 yılı Kasım ayı kira bedelinin tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresinde verdiği borca itiraz dilekçesinde, taşınmaza yaptığı masrafa karşılık kirayı eksik yatırdığını belirtmişlerdir. İtirazın kaldırılması istemiyle açılan işbu dava sonunda mahkemece, davacının Borçlar Kanunu'nun 305 ve 306'ncı maddelerine dayandığı, taraflar arasında, davalının yaptırdığı tadilat nedeniyle ödenmesi gereken aylık kira bedeli konusunda ihtilaf ortaya çıktığı, kiralananda masraf ve tadilat yapılıp yapılmadığı, yapıldı ise bedeli ve ödenmesi gereken aylık kira miktarını kapsayan uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'nun anılan maddeleri çerçevesinde çözümünün yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; takibe itiraz eden borçlu akde itiraz etmeyerek akdin varlığını kabul etmiştir. Borçlu itirazında yapmış olduğu masrafların kira bedelini karşıladığını ileri sürmüş olup, kira bedeli tutarına itiraz etmemiştir. Borçlu kesinleşen kira tutarını ödediğini İİK.nun 269/c maddesindeki belgelerle kanıtlamalıdır. Davalı savunması İİK.nun 269/c maddesinde belirtilen belgelerle kanıtlanamamış olduğuna göre, mahkemece itirazın kaldırılması ve tahliye kararı verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddine karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy