MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Kira parasının tesbiti
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira parasının tespiti davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, davalının uzun yılardır müvekkilinin kiracısı olduğunu, kira parasının bazı yıllar cüz'i olarak artırıldığını, bazı yıllar ise artırılmadığını, 2010 yılında yıllık kira parasının 9.000,00 TL olduğunu, Kira parasının 01.06.2011 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere yıllık 35.000,00 TL olarak tespitini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında 01.06.2010 tarihinde bir senelik kira sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede kira artışının TEFE-TÜFE ortalaması olarak kararlaştırıldığını, 3 sene geçmeden kira parasının tespitini talep edemeyeceğini, kira parasının 35.000 TL olarak tesbiti talebinin kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, kira parasının sözleşmedeki artış hükmüne göre artırılabileceğini, davalının da yeni dönem kirasını 9.800,00 TL olarak yatırdığını, bu miktarında da sözleşmedeki artış hüküme uygun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı taraf davalının eski kiracı olduğunu, davacının taşınmazda 40 yıldır kiracı olduğunu 2010 yılında yapılan sözleşmenin rayici yansıtmadığını, muhasebe kayıtlarında kullanılmak üzere yapıldığını ileri sürmüştür. O halde mahkemece yapılacak iş; 2010 yılında yapılan sözleşmenin rayici yansıtıp yansıtmadığı, usulüne uygun toplanacak emsallerle birlikte mahallinde yapılacak keşifle belirlenmelidir. Şayet 2010 yılında yapılan sözleşme yapıldığı tarihteki rayici yansıtmıyorsa sözleşmenin eski tarihli olması ve öncesinde mahkemece kira parasının tesbitinin yapılmamasına göre sözleşmenin başından itibaren 2011 yılına kadar üç yıl geçtiğinden hak ve nesafete göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.