MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi için başlatılan icra takibine vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulüne karar verilmiş, karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde davalının müvekkiline ait kiralananda 16/09/1997 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, kira sözleşmesinin 01/09/2006 tarihinde yenilendiğini, sözleşmenin 3/2 maddesi gereğince taşınmazı kira süresi sonunda tahliye etmeyi taahhüt ettiğini, kira sözleşmelerine dayalı olarak süre bitimi nedeniyle ... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2012/23421 esas sayılı takip dosyası ile davalı kiracı hakkında icra takibi yapıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini bildirerek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davalı ise davanın reddini savunmuştur
Takibe ve karara esas alınan 01/09/2006 başlangıç tarihli ve 6 yıl süreli kira sözleşmesi ile davalının çatılı işyeri vasfındaki kiralananda kiracı olduğu hususunda taraflar arısında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı vekili, kira sözleşmesinin 3/2 maddesinde yer alan “Kiracının kira sözleşmesi sona ermeden kiralayanın yazılı onayını alarak sözleşmeyi uzatmış olmaması halinde sözleşme kendiliğinden sona erecek ve kiracı, ayrıca bir bildirime gerek olmaksızın halen 16/09/1997 tarihinden beri kullanımında bulunan kiralananı eksiksiz kiralayana tahliye ile boş olarak teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder.” düzenlemesine dayanarak kiralananın tahliyesine yönelik icra takibi başlatmış ise de; Kira sözleşmesindeki bu düzenleme 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 347.maddesine aykırı olup, geçerli bir tahliye taahhüdü olarak da kabulü mümkün olmadığından davalı kiracıyı bağlamaz. Bu nedenle mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy