MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağının tahsili amacıyla başlatılmış olan icra takibine davalı borçlunun itirazı üzerine davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılmasını ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine karar davacı alacaklı tarafından temyiz edilmiştir.
Takipte dayanılan ve karara esas alınan 01.10.2011 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı alacaklı 07.05.2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibinde 2012 yılının Nisan,Mayıs,Haziran ve Temmuz aylarına ilişkin, aylık 1500 TL den 6000 TL kira parasının tahsilini istemiştir. Davalı borçlu süresindeki itirazında 10.4.2012 tarihli ihtarnamede belirtildiği gibi kiralanandaki ayıplar nedeniyle sözleşmenin haklı sebebe dayanılarak sözlü olarak feshedildiğini, taşınmazın tahliye edilip alacaklıya teslim edildiğini, borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.İtirazın kaldırılması ve inkar tazminatı isteğiyle açılan işbu dava sonucunda mahkemece, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı alacaklı, dava dilekçesinde ve dava sürecindeki beyanlarında, takipte istenen kira bedellerinden 2012 yılının Nisan ayı kira parasının ödenmeyen kira bedeli, diğer ayların ise taşınmazın boş kaldığı süreye ilişkin kira bedelleri olduğunu belirterek itirazın kaldırılmasını istemiştir. Davalı kiracı ise sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini ve taşınmazın davacıya teslim edildiğini savunmuştur.Kiralananın tahliye edildiğinin (kiracının kiralananı iade borcunu yerine getirdiğinin) kabul edilebilmesi için, kiralananın fiilen boşaltılması yeterli değildir; anahtarın da kiraya verene teslim edilmesi gerekir. Kiracının bildirdiği tahliye tarihinin kiraya veren tarafından kabul edilmemesi; başka bir ifadeyle, tahliye tarihinin taraflar arasında çekişmeli olması halinde; kiralananın fiilen boşaltıldığını ve anahtarın teslim edildiğini, böylece kira ilişkisinin kendisince ileri sürülen tarihte hukuken sona erdirildiğini kanıtlama yükümlülüğü, kiracıya aittir. Kiracı, kiralananı kendisinin ileri sürdüğü tarihte tahliye ettiğini ispatlayamazsa, kiraya verenin bildirdiği tahliye tarihine itibar olunmalıdır. İcra mahkemelerinde davalı kiracı ancak tahliye tarihine kadar sorumlu tutulabilir, tahliye tarihinden sonraki alacak tazminat hukukunu ilgilendirdiğinden ve konu yargılamayı gerektirdiğinden dar yetkili icra mahkemesinde bu davaya bakılamaz. Davacı vekili yargılama aşamasında ve temyiz dilekçesinde 2012 yılının Nisan ayı kira bedelinin
ödenmediğini bildirdiğine ve davalı kiracı tarafından anahtar teslimine ilişkin yazılı belge ibraz edilmediğine göre taşınmazın 2012 yılının Mayıs ayı başında tahliye ve teslim edildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davalının tahliye tarihine kadar olan 2012 yılının Nisan ayı kira bedelinden sorumlu tutulması, bu tarihten sonraki alacak icin konunun yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi gerekirken alacağın tamamının yargılamayı gerektirdiğinden bahisle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy