MAHKEMESİ: Ankara 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 22/01/2013
NUMARASI: 2011/291-2013/13
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı-karşı davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, asıl davada pazar yeri tahsis bedeli olarak yatırılan 15.100 TL'nin yerin teslim edilmemesi nedeniyle iadesine yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili, karşı davada mahrum kalınan kira geliri 15.850 TL alacağın tahsiline ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü ile itirazın 15.100 TL asıl alacak ve 1.336.39 TL işlemiş faizi üzerinden iptaline, takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin isteminin ve uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine, davalı -karşı davacı vekilinin kötü niyet tazminatının reddi ile karşı davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı -karşı davalı vekili tarafından icra inkar tazminatına yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2 maddesinde düzenlenen icra inkar tazminatının amacı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız itirazları önlemektir. Eğer alacaklı itirazın iptali davasında haklı çıkar ve borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse istek halinde alacaklı yararına, eğer davalı borçlu haklı çıkar ve dava reddedilirse bu kez alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması koşulu ile yine istek halinde borçlu yararına tazminata hükmedilir. Ne var ki icra inkar tazminatı, niteliği gereği ancak itirazın iptali davası sonucunda davanın tamamen veya kısmen kabulüne karar verilmesi koşuluna bağlı olarak hükmolunan miktar üzerinden tahsiline karar verilebilecek bir tazminattır. Yasa ile güdülen amaç borçlu olduğu miktarı bilebilecek durumda olan borçlunun ödeme emri üzerine icra borcunu inkar etmesini önlemek, gerçekte alacaklı olmayan alacaklının da borçluya zarar vermesini engellemektir.
Somut olayda, davacı – karşı davalı, davalı- karşı davacı hakkında Ankara 6. İcra Müdürlüğü’nün 2011 / 5605 sayılı takip dosyası ile 16.05.2011 tarihinde başlattığı icra takibi ile pazar yeri tezgah bedeli olan 15.100 TL'nin 5.313.70 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili için icra takibi yapmış, icra takibine itiraz edilmesi üzerine açılan işbu davada mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın 15.100 TL asıl alacak ve 1.336.39 TL işlemiş faizi üzerinden iptaline hükmedilmiştir. Ancak davacı – karşı davalı dava dilekçesinde davanın kabulü ile birlikte ayrıca davalı – karşı davacının % 40'dan az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini de istemiştir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında M....P....'nda ...-.... No'lu 9 m2 alanlı tezgahın 01.04.2007- 31.01.2009 tarihleri arasında
davacıya tahsis edilmesi konusunda sözleşme düzenlenmiş, davacı da bunun karşılığında davalının banka hesabına 05.06.2007 tarihinde 10.000 TL ve 16.07.2007 tarihinde 5.100 TL olmak üzere toplam 15.100 TL ödemiştir. Davacı işbu davada, ödeme yapılmasına karşın yerin kendisine tahsis edilmemesi nedeniyle yatırmış olduğu bedelin iadesi için yapılan icra takibine itirazın iptalini talep etmiştir. Taraflar arasında bir yazılı sözleşme olup, davacının takibe konu ettiği miktar da, sunulan banka dekontları ile likit, belirlenebilir ve davalı tarafından bilinebilir bir miktar olduğundan mahkemece, sözleşme konusu yerin davacıya tahsis edilmemesi nedeniyle asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmesi nedeniyle davacının icra inkar tazminatı isteğinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğinden söz edilerek bu konudaki istemin reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.