MAHKEMESİ : Turgutlu(Kapatılan) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi (Tic. Mah. Sıf.)
TARİHİ : 09/03/2012
NUMARASI : 2010/782-2012/115
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı menfi tespit-istirdat davasına dair karar, davacı müdahil ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı ile asli müdahil vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin davalı şirketten her biri aylık 1.100 TL olmak üzere 5.500 TL aylık bedelle 5 adet araç kiraladığını, ödemeler için toplam 12 adet her biri 5.500 TL olmak üzere alacaklısı davalı şirket, borçlusu davacı ve kefilleri M.. Ö.. ve A.. Y.. olan toplam 12 adet senet verildiğini, kiralanan Kia marka aracın arızalanması nedeniyle 30/07/2010-21/08/2010 tarihleri arasında davalıya bırakıldığını, Mitsubishi aracın ise arızalanması nedeniyle 10/08/2010 tarihinde servise bırakıldığını, bu sürelerin kira bedelinden düşeceğinin kararlaştırıldığını, kiralanan araçların 16/10/2010 tarihinde kiraya verene teslim edildiğini, kira borcuna karşılık verilen 9 adet bononun bedelsiz kaldığını belirterek 10/12/2010 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/01/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/02/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/03/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/04/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/05/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli 10/06/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/07/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli, 10/08/2011 vade tarihli 5.500 TL bedelli senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine ve iki adet aracın arızalanıp kullanılamaması sebebiyle ödenen 2.385 TL'nin istirdatına karar verilmesini talep etmiştir. Müdahale talebinde bulunan M.. Ö..; davaya konu senetlerin kefili olduğunu, davanın kendisinin hukuki durumunu etkiyeceğini belirterek davaya, davacı yanında asli müdahil olarak katılmasına ve senetlerin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; asli müdahalede bulunan M.. Ö.. ile müvekkili arasında 05/07/2010 tarihli bir yıl süreli araç kiralama sözleşmesi imzaladığını, kiracı M.. Ö..'un kira borcuna karşılık davalı şirketin senetlerini müvekkiline verdiğini, kiralanan araçların 16/10/2010 tarihinde teslim edildiğini,kiracının kira süresinin bitiminden önce kira akdini feshetmesi veya araçlara geri vermesi halinde kira ücretinin tamamının ödeneceği, tenkise ve indirime tabi olmayacağının sözleşmede açıkça düzenlendiğini, kiracının bir yıllık kira bedelinin tamamını ödemek zorunda olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı ve asli müdahil vekili, kira bedelinin tamamının ödeneceğine ilişkin hükmün sözleşmeye sonradan eklendiğini beyan etmiştir. Mahkemece, kira sözleşmesinde sürenin bitiminden önce araçların teslimi veya sözleşmenin feshi halinde dahi kiracının kira bedelini tamamını ödemeyi kabul ettiğinin kararlaştırıldığı, bu hükmün sonradan sözleşmeye eklendiğinin davacı tarafça yazılı belge ile ispat edilemediği, davacının kira bedelinin tamamından sorumlu olduğu gerekçesiyle davacının ve asli müdahilin davasının reddine karar verilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere,mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarına gelince ;
Asli müdahil M.. Ö.. ile davalı şirket arasında 05/07/2010 tarihli, bir yıl süreli, beş ayrı kira sözleşmesi ile beş adet aracın kiralandığı anlaşılmaktadır. Kira bedeli karşılığında davacı şirketin borçlu, asli müdahilin kefili olduğu 12 adet bononun davalı şirkete verildiği, kiralanan araçların 16/10/2010 tarihli teslim tutanağı ile kiraya verene teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmelerinde "İş bu sözleşmenin süresi 1 yıl olup, sürenin bitiminden önce araçların teslimi veya sözleşmenin feshi halinde dahi kiracı kira bedelini tamamını ödemeyi peşinen kabul ve taahhüt eder" şeklindeki ibare sözleşmeye elyazısı ile eklendiği ve kiracı tarafından paraf edilmediği için itibar edilemez. Kira sözleşmeleri kiracı tarafından haksız şekilde feshedildiğine göre kural olarak kiracı, kira dönemi sonuna kadarki kira parasından sorumludur. Ancak BK 98. maddesi göndermesi ile aynı kanunun 44. maddesi uyarınca kiralayanın da zararın artmasına neden olmaması gerekir. Kiracının sorumluluğu kiralananın kira sözleşmesindeki bedel ve koşullarda yeniden kiraya verilebilceği süre kadardır. Esasen kanun koyucu bu kuralı 6098 sayılı TBK 325. maddesi ile kanun hükmü haline getirmiştir. Kira sözleşmesine konu araçların yeniden kiraya verilip verilmediği üzerinde durularak ve kiralanan araçların aynı şartlarla ne kadar süre içinde kiraya verilebileceği gerektiğinde uzman bilirkişi aracılığıyla tespit edilerek, tespit edilecek bu makul süre kadar kira parasından kiracının sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile kira süresi sonuna kadarki tüm kiradan davacının sorumlu tutularak davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan davacının dava dilekçesinde 2.385 TL alacağın istirdatına karar verilmesi talebinde de bulunmasına rağmen Mahkemece bu konuda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmamış olması da doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ve asli müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 17.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy