MAHKEMESİ : İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2006/2348-2012/1371
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinin sona erdiğinden bahisle depozito bedelinin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının itirazının iptaline ve asıl alacağın %40 oranında inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına, dava dilekçesinin ve duruşma günün tebliğine ilişkin tebligatın yapıldığı tarihteki, Tebligat Kanunun hükümlerine uygun olmasına göre davalının aşağıdaki bentin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının faize ve inkar tazminatına yönelik temyizine gelince;
Davacı Şişli İcra Müdürlüğünün 2005/25204 Esas sayılı takip dosyası ile 01.05.2004 tarihli kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle kiralananın tahliye edildiğinden bahisle kira sözleşmesinin 6. maddesi gereğince verilen 5000,00 TL depozito bedeli ve tahliye tarihi olan 10/08/2005 tarihinden takip tarihine kadar 200,00 TL işlemiş faizini ve takip tarihi olan 09/12/2005 tarihinden itibaren asıl alacağın aylık %12 yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davalı kiraya veren asıl alacak yanında işlemiş ve işleyecek faize ve faiz oranına da itiraz etmiştir. Ayrıca yargılama sırasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmiş olup, Türk Borçlar Kanunu’nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunu’nun (6101 SY) 7. maddesinde aynen “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddesi, görülmekte olan davalarda da uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. B.K'nun 120. maddesi devam eden davalarda da uygulanacağından, davacının İşlemiş ve işleyecek faize ilişkin isteminin buna göre değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, faize ilişkin bir değerlendirmede bulunulmaksızın itirazın iptaline karar verilmesi doğru değildir.
Öte yandan uyuşmazlık konusu olmayan 01/05/2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin depozitoya ilişkin 6. maddesinde “...Tahliye sonunda su, elektrik, kalorifer,doğalgaz, kapıcı, yönetim ve yönetici giderleri, demirbaşlarda eksiklik bozukluk, kırık vb. giderlerden doğacak borçların ödendiği takdirde alınan depozito faizsiz olarak iade edilecek veya borçlarına mahsup edileceği” kararlaştırılmıştır. Davalı borçlu yapılan takibe itirazında, davacı alacaklının kira borcu olduğundan bahisle itiraz etmiş olup, kira borcu yargılama sırasında taraflar arasında, davalının kira alacağına karşılık, davacının icra tazminatıyla takas ve mahsup yolu ile sona erdirildiği Kadıköy 5. İcra Müdürlüğünün 2010/26911 Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinden anlaşılmaktadır. Bu durumda davalının icra takibine itiraz ettiği tarih itibariyle itirazında haksızlığından söz edilemeyeceğinden, davacının inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy