MAHKEMESİ: Ankara 7. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 05/03/2013
NUMARASI: 2011/2454-2013/268
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı kira bedelinin tespiti davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Asıl dava kiraya veren tarafından açılan, kira bedelinin 21/09/2011 tarihinden itibaren aylık 18.376 TL olarak tespiti, birleşen dava ise, kiracı tarafından açılan, kira parasının 11.557,80 TL'den dava tarihinden itibaren aylık 8077,80 TL'ye indirilmesine ilişkindir. Mahkemece asıl davanın kısmen kabulü birleşen davanın reddine karar verilmesi üzerine hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemelerce verilecek her türlü kararların gerekçeli olması gerekir. Mülga 1086 Sayılı H.U.M.K.`nun 388/1-3. maddesi, gerekse 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/1-c. maddesinde, bir mahkeme hükmünün kapsamının ne şekilde olması gerektiği açıklanmıştır. Buna göre hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin birer birer, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Gerekçe bölümünde hükmün dayandığı hukuki esaslar açıklanır. Üst mahkeme de, bir hükmün hukuka uygun olup olmadığını ancak gerekçe sayesinde denetleyebilir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3. maddesi gereğince de tüm mahkeme kararlarının gerekçe taşıması gerekmektedir.
Olayımıza gelince; asıl davada davacı kiralayan vekili, davalının 21/09/2002 başlangıç tarihli ve beş yıl süreli kira sözleşmesi ile dava konusu taşınmazda kiracı olduğunu, daha önce Ankara 8.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2008/167 esas sayılı dosyası ile 21/09/2007-21/09/2008 kira dönemi için kira bedelinin 11.557,80 TL olarak tespit edildiğini, davalının bu kira bedelini ödediğini, tespit edilen kira döneminden sonra 3 dönem geçtiğini, kira bedelinin emsallerinin çok altında olduğunu, yeni dönem kira bedelinin hak ve nesafete göre belirlenmesi gerektiğini belirterek 21.09.2011 tarihinde başlayan kira dönemi için aylık kira bedelinin 18.376,00 TL olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin bu dosyası ile birleşen Ankara 8. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2012/538 Esas sayılı dosyasında ise davacı kiracı vekili; kiralananın bulunduğu alışveriş merkezinde başlatılan tadilat nedeni ile alışveriş merkezi içinde bulunan bir kısım yerlerin örtülerle kaplandığını, ana giriş kapısından müşteri girişinin engellendiğini, tadilat iskelesi ve sergi kuruluşunun da işyerinin vitrinleri dahil tüm cephesinin görünümüne engel olduğunu, işyerine çıkan otomatik merdivenlerin de çalışmadığını, mevcut durumun hasılatını önemli ölçüde düşürdüğünü, kiralayanın BK 249. Maddesi gereğince kiralananı sözleşmenin kullanım amacına uygun bir biçimde bulundurmakla yükümlü olduğunu, BK 250. Maddesi gereğince kira bedelinden indirim talep edebileceğini, belirterek halen ödenmekte olan aylık 11.557,80 TL kira bedelinin dava tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 8077,80 TL’na indirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece tespit istenilen dönemde kiranın hak ve nesafet kuralları uyarınca tespit edilmesi gerektiği, dava konusu kiralananın keşfen saptanan nitelikleri ve hak ve nesafet ilkelerine göre aylık kira bedelinin 15.300,00.-TL olarak tespitinin uygun bulunduğu belirtilerek asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Mahkemece birleşen davanın reddine karar verilmiş ise de, davanın reddine gerekçe olarak herhangi bir husus gösterilmemiştir. Yukarıdaki açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler uyarınca, mahkemece birleşen dava hakkında herhangi bir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmediğinden hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA ve bozma nedenine göre taraf vekillerinin asıl dava ve birleşen dava hakkındaki sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 13/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.