MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, bir kısım davalılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki adet taşınmazdaki ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile ortaklığın satılarak giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) satış yoluyla giderilmesi halinde dava konusu taşınmaz üzerinde bina, ağaç vs gibi bütünleyici parça (muhdesat) varsa bunların arzla birlikte satılması gerekir. Ancak, muhdesatın bir kısım paydaşlara (ortaklara) ait olduğu konusunda tapuda şerh varsa veya bu hususta bütün paydaşlar (ortaklar) ittifak ediyorlarsa ve muhdesat arzın değerinde bir artış meydana getiriyorsa bu artışın belirlenmesi için dava tarihi itibariyle arzın ve muhdesatın değerleri ayrı ayrı tespit edilir. Belirlenen bu değerler toplanarak taşınmazın tüm değeri bulunur. Bulunan bu değerin ne kadarının arza ne kadarının muhdesata isabet ettiği oran kurulmak suretiyle belirlenir. Satış sonunda elde edilecek bedelin bölüştürülmesinde bu oranlar esas alınarak yapılır. Muhdesata isabet eden kısım muhdesat sahibi paydaşa, geri kalan bedel ise payları oranında paydaşlara (ortaklara) dağıtılır.
Bütünleyici parçanın (muhdesat) arzın paydaşlarına (ortaklarına) değil de üçüncü şahsa ait olduğunun anlaşılması halinde, bu kimseyi muhdesat sahibi olarak davaya dahil etme ve ona satış bedelinden pay vermek mümkün değildir.
Olayımıza gelince; Adilcevaz Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/04/2011 tarih ve 2011/... Esas 2011/.... Karar sayılı ilamı ile; davaya konu edilen ve satışına karar verilen ..ada .. ve .. nolu parseller üzerindeki muhdesatların paydaş Fayik Dereli mirasçıları olan davalılara ait olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm 06/03/2012 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda mahkemece yukarıdaki esaslar dairesinde satışına karar verilen her bir taşınmaz yönünden üzerinde bulunan muhdesat bedellerinin ayrı ayrı taşınmazın toplam değerine oranı tespit edilip oran kurularak, muhdesata isabet eden satış bedelinin muhdesat sahibine, kalan satış bedelinin ise paydaşlara tapu kaydındaki ve veraset ilamındaki paylara göre paylaştırılmasına karar vermek gerekirken, infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.