MAHKEMESİ : Kazan Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/10/2011
NUMARASI : 2011/139-2011/284
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün tavzihi davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davacı kiracı tarafından yerine ifa istemiyle açılan davada mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi üzerine kesinleşen hükmün tavzihi istemine ilişkindir.
Davacı tavzih dilekçesinde, davalı kiraya veren hakkında, kira sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle BK.nın 97. maddesi gereğince açtıkları yerine ifa istemli davada yapılan yargılama neticesinde, mahkemenin aynı esas ve karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile davalı kiraya veren tarafından yerine getirilmeyen edimin davalı tarafından ifasına, toplam 570.800,00-TL tutarındaki iş, noksanlık ve ayıpların masrafları davalıdan alınmak üzere müvekkiline verilmesine karar verildiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunda yapılan hesaplamanın serbest piyasa rayiçlerine göre yapıldığını, bu nedenle bedelin KDV hariç net tutar olduğunu belirterek, hüküm altına alınan bedelin “KDV hariç net tutar olduğu” yazılmak sureti ile hükmün tavzihini istemiştir. Davalı tavzih şartlarının bulunmadığını bu nedenle tavzih isteminin reddini istemiştir. Mahkeme tavzih isteminin kabulüne, hükümde belirtilen 570.800,00 TL nin “KDV hariç net tutar olduğuna” hükmün bu şekilde tavzihine karar vermiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Tavzih yeterince açık olmayan veya icrasında duraksama uyandıran yahut birbirine aykırı fıkralar ihtiva eden hükümlerin, açıklanması, tereddüt veya aykırılığın giderilmesi için kararı veren mahkemeye tanınan bir yoldur. Hükümde unutulan veya gösterilmemiş olan bir hususun tavzih (HMK. m. 305) yoluyla hükme ilave edilmesi mümkün değildir. Taraflara tanınan haklar,yüklenen borçlar tavzih yoluyla sınırlandırılıp, genişletilemez (HMK/ m.305/2). Mahkemece verilen kararda tavzihi gerektiren bir husus olmayıp, tavzih istemi taraflara tanınan hak ve borçları genişletecek nitelikte olduğundan tavzih talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan, yargılama sırasında tartışılmayan bir hususun karara ilave edilerek hükmün tavzihine karar verilmesi doğru değildir.
Hükmün tavzihine ilişkin hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca temyiz edilen 19.02.2013 tarihli "tavzih kararınnın" BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 29.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy