MAHKEMESİ: İzmir 12. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 20/11/2012
NUMARASI: 2012/460-2012/386
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bakiye kira alacağı ile kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan alacağın rücuan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
Davacı davalılardan F.. D..'e kiraladığı işyerinin elektrik aboneliğinin kendisi adına olduğunu, davalı kiracının kira dönemi içinde kaçak elektrik kullandığının tesbiti üzerine tahakkuk eden bedeli ilgili idareye ödemek zorunda kaldığını, gerek ödenmeyen 280.- TL kira bedelinin, gerekse ödediği elektrik kullanım bedelinin rücuan davalılardan tahsili için başlattığı icra takibine borçluların itirazlarının iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde davalı E.. D..'in kefil olduğunu, kaçak elektrik bedelinden sorumlu olamayacağını, takip talepnamesinde açıkca kira bedelinin istenmediğini, diğer alacakların ise gerçeğe aykırı olup, zamanaşımına uğradığını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında 01.08.2003 başlangıç tarihli beş yıl süreli kira sözleşmesi düzenlendiği, davalılardan E.. D..'in kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık alacağın varlığı ve zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir.
Davalı kiracının kaçak elektrik kullandığı 2004 yılının Mart ayında düzenlenen tutanakla tesbit edilmiş, davacının talebi ile kurum borcu taksitlendirilmiş son taksit 10.08.2004 tarihinde davacı tarafından ödenmiş icra takibi ise 19.11.2009 tarihinde başlatılmıştır. Davacının alacağı kira sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davalıların sorumlulukları da sözleşme kapsamında değerlendirileceğinden zamanaşımı süresinin hesabında TBK.nun 146.maddesi (B.K. 125. md) hükümlerinin uygulanması gerekir.
Somut olayda henüz on yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından işin esası incelenerek davalıların sorumluluklarının sözleşme hükümlerine göre belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 13.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.