MAHKEMESİ : Kemer Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/11/2012
NUMARASI : 2009/167-2012/251
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, kira parasının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali, icra inkar tazminatının tahsili ve temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, yargılama sırasında kiralanan tahliye edilmiş olduğundan tahliye talebi konusunda karar verilmesine yer olmadığına, itirazın 19.162.23 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin devamına, davalının % 40 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalının daha önceden temerrüde düşürülmemesi nedeniyle gecikme zammı ve KDV'sinin tahsili isteminin reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından alacağa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
İcra takibinde dayanılan ve hükme esas alınan 16.05.2006 başlangıç tarihli ve 3+1+1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede yıllık kira parası 10.050 Euro olarak düzenlenmiş, sözleşmenin özel şartlar bölümü 4 / b maddesinde de, ödenecek Euro karşılığı TL'nin miktarının kira bedelinin ödeme günündeki T.C. M.. B..'nca bildirilecek döviz satış kuruna göre saptanacak miktar olduğu, temerrüde düşülen kira bedeline aylık % 6 oranında günlük gecikme zammı ve gecikme bedelinin KDV'sinin eklenerek tahsil edileceği düzenlenmiştir. Tarafların serbest iradesi ile konulmuş bu şart geçerli olup tarafları bağlar. Davacı da, 16.05.2008 tarihinde ödenmesi gereken 19.162.33 TL kira parası, işlemiş faizi 8.654.99 TL, % 18 KDV'si 1.557.90 TL olmak üzere toplam 29.375.22 TL'nin tahsili için davalı hakkında Kemer İcra Müdürlüğü'nün 2009 / 282 sayılı dosyasında tahliye istekli icra takibi başlatmıştır. Davalının takibe itiraz etmesi üzerine açılan işbu davada, mahkemece icra takibine konu edilen üçüncü yıl kira parasının ödenmemesi ve yine bu dönemde kiralananın tahliye edildiğinin kanıtlanamaması nedeniyle asıl alacak üzerinden itirazın iptaline karar verilmiş ise de, davalının daha önceden temerrüde düşürülmediği gerekçesi ile sözleşmeyle kararlaştırılan gecikme zammı ve KDV'si yönünden dava reddedilmiştir. Oysa 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 117 / 2 ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 101 / 2 ) maddesi hükmü gereği borcun ifa olunacağı gün sözleşme ile belli edilmiş ise, ihtar şartı aranmadan bu günün bitmesi ile borçlu temerrüde düşmüş olur. Sözleşmede kira parasının yıllık peşin ödeneceği kararlaştırılmıştır. Bu şekilde kira parasının ödeme zamanı taraflarca belirlenmiş olduğundan kararlaştırılan bu esasa göre belli zaman geldiğinde yükümlendiği kira borcunu ödememesi halinde kiracı, Türk Borçlar Kanunu’nun 124 / 3 ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 107 / 3 ) maddesi hükmüne göre temerrüde düşer ve bunun için Türk Borçlar Kanunu'nun 117 / 2 ( mülga 818 Sayılı Borçlar Kanunu’nun 101 / 2 ) maddesi gereği ihtara gerek yoktur. Davacının, icra takibinde kira parasının ödenmesinin gerektiği 1.6.2008 tarihinden itibaren gecikme zammı ve KDV'sinin tahsilini talep etmesi karşısında vade tarihinden itibaren gecikme zammı ve KDV'si talebinin kabulü gerekir. Bununla birlikte 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki 6101 Sayılı Kanun'un 7. maddesinde Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76. faize ilişkin 88. temerrüt faizine ilişkin 120. ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138. maddelerinin görülmekte olan davalarda da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi gereğince, uygulanacak yıllık temerrüt faizi oranı sözleşmede kararlaştırılmamışsa, faiz borcunun doğduğu tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerine göre belirlenir. Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık faiz oranı birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. Akdi faiz oranı kararlaştırılmakla birlikte sözleşmede temerrüt faizi kararlaştırılmamışsa ve yıllık akdi faiz oranı da birinci fıkrada belirtilen faiz oranından fazla ise, temerrüt faiz oranı hakkında akdi faiz oranı geçerlidir. Bu durumda icra takibine konu edilen temerrüt faizi isteminin davanın halen derdest olması karşısında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 120. maddesi göz önünde bulundurularak hüküm altına altına alınması gerekir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 18.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy