MAHKEMESİ : Erzurum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 21/02/2013
NUMARASI : 2013/6-2013/151
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davacı ve davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, 74.000 TL eski hale getirme bedeli ve hor kullanma tazminatı ile 22.000 TL onarım süresi kirasının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine, hüküm davacı ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı ve davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı ve davalı vekilinin inşaat ve elektrik imalatları ile ilgili masraflara ilişkin temyiz itirazlarına gelince ;
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalının kiralananda kiracı olup, sözleşme hükümleri gereği kiralananı ne halde teslim almış ise o halde iade etmesi gerektiğini, kiralananın 05.01.2006 tarihinde tahliye edilmesinden sonra mahkeme aracılığı ile yaptırılan tespitte 74.000 TL hasar verildiğinin saptandığını ve 15.04.2006 tarihinden itibaren kırkbeş günde giderilebileceğinin belirtildiğini, bu durumda davacının 01.01.2006-31.05.2006 arasında beş aylık kira gelirinden mahrum kalacağını, bu sürenin bir aylık bölümünün kiralananın yeniden kiraya verilmesi için geçen süre olarak kabul edilmesi halinde davacının aylık 5.500 TL’den dört aylık 22.000 TL kira gelirinden mahrum kaldığını belirterek, toplam 99.000 TL alacağın ticari avans faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, dava konusu kiralananın boş depo olarak kiralandığını, sözleşme ile herhangi bir demirbaş eşyanın teslim edilmediğini, davacı ile kira sözleşmesi düzenlenmeden önce davalının burada dava dışı E.... İ... San. ve Tic. A.Ş. ile akdettiği 01.02.2003 tarihli sözleşme ile kiracı olduğunu, ilk kiralayan ile düzenlenen 12.01.2004 tarihli protokole göre de kiralayanın aynı parsel üzerine 556 m2 kapalı alanı olan yeni ve ek bir yer inşa edeceğini, bu binanın yapılmasından ve taşınmazın davacıya satılmasından sonra taraflar arasında düzenlenen 22.02.2005 tarihli protokole göre bu genişlemeden dolayı tarafların ilerde bir talepte bulunmayacakları konusunda birbirlerini ibra ettiklerini, ancak davacının deponun genişletilmesi inşaatını sözleşmeye aykırı şekilde davalı yaptırmış gibi talepte bulunduğunu, yine kiralanandaki kalorifer tesisatının davalı tarafından yaptırılıp tahliye sırasında sözleşme gereği söküldüğünü, davalının kiralananı aldığından daha temiz ve bakımlı şekilde teslim ettiğini, kiralanana bir hasar vermediğini, bu nedenle kira kaybı talebini de kabul etmediklerini, kaldı ki 22.02.2005 tarihli protokole göre davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda 20.11.2008 tarih, 2006/88 Esas-2008/338 Karar sayılı kararda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu kararı davalı vekilinin 12/03/2009 tarihli dilekçesi ile temyiz etmesi üzerine dairemizin 06/07/2010 tarih ve 2010/1585 Esas, 2010/8514 Karar sayılı ilamıyla bozulmuştur. Bozma ilamında; Davalının sözleşme gereği kiralananda yapıp tahliye sırasında beraberinde götürdüğü tadilat, dekorasyon ve ilaveler belirlenerek bunların dışında kalanlar yönünden eski hale getirme bedeli ve hor kullanma tazminatına hükmetmesi, onarım süresinin belirlenmesi için yeniden konusunun uzmanı bilirkişi heyetinden rapor alınması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gibi, onarım süresi kirasına tespit tarihinden itibaren hükmedilmesi gerekirken, gerek tespit sonucu alınan bilirkişi raporunda gerek yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna dayanarak yöresel olarak inşaat sezonunun 15 Nisan tarihinde başladığından söz edilerek onarım süresi kirasının bu tarihten başlatılarak hüküm altına alınmasının da usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda 10/02/2012 tarih ve 2011/22 Esas-2012/120 Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile toplam 68372,03 TL alacağın tahsiline karar verilmiştir. Hükme esas alınan 14.01.2011 tarihli ek bilirkişi raporuna göre bu alacağın 35.212,37 TL inşaat masrafı, 25.041 TL kalorifer tesisatı ile sıhhi tesisat zararı, 4.583,30 TL kira kaybı, 3.535,36 TL elektrik masrafı olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemenin bu kararı da davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizin 15/10/2012 tarih 2012/7210 Esas-13294 Karar sayılı ilamı ile ''..... Mahkemece bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma ilamında belirtilen kalorifer ve sıhhi tesisatın bedeli ile bunların sökülmesi nedeni ile oluşan zararın bedeli tespit edilerek sözleşme hükümleri de nazara alınarak götürülen tadilat ve dekorasyon bakımından sadece sökülmesi sırasında uğranılan zarar bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa bu zararın tazminine hükmedilmesi gerekirken, tesisat sökülmesi nedeniyle oluşan zarar hesaplanmadan yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı belirtilerek hüküm ikinci kez bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak bu kez 21.02.2013 tarih, 2013/6 Esas- 151 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile 43.331,03 TL alacağın tahsiline karar verildiği görülmektedir. Hükmün gerekçesinde, sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatının sökülmesi sırasında bir zarar meydana gelmediği gözetilerek 14.11.2011 tarihli bilirkişi raporunda sıhhi tesisat ve kalorifer tesisatı bedeli olarak belirlenen 25.041 TL'nin çıkarılması suretiyle bu alacağın 35.212,37 TL inşaat masrafı, 4.583,30 TL kira kaybı, 3535,36 TL elektrik masrafı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda 20.11.2008 tarihli, mahkemenin ilk kararında hükme esas alınan bilirkişi raporunda 31.439 TL inşaatla ilgili, 17.522 TL elektrik aksamıyla ilgili masraf belirlendiği, bozma dışında kalmakla bu miktarların kesinleştiği gözardı edilerek davacı aleyhine 3.535.36 TL elektrik masrafına, davalı aleyhine de 35.212,37 TL inşaat masrafına hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy