MAHKEMESİ: İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 04/10/2012
NUMARASI: 2009/413-2012/425
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, 08.05.2000 tarihli taahhütnameye göre kum ocağı olarak işletilen taşınmazın 2003 ve 2004 yılları kullanım bedelinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkındaki Kanunun 51. maddesi uyarınca gecikme tazminatıyla birlikte tahsili ve tesisin boşaltılarak idareye teslimi istemine ilişkindir. Davalı, davacının sözkonusu yeri kullandırtmadığından bahisle davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taşınmazın 25/09/2003 tarihinde davacıya teslim edildiğine ilişkin tutanak gözetilerek, bu tarihe kadar olan kullanım bedeli olarak 23295 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, taşınmaz dava tarihinden önce davacı idareye teslim edildiğinden davacının teslim talebinin reddine karar verilmiş olup hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, bozma gereklerine uygun şekilde karar verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalı vekilinin gecikme faizine ilişkin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili dava dilekçesinde, kullanım bedelinin ödenmesi gereken tarihlerden itibaren 6183 sayılı Yasanın 51. maddesine göre işleyecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Taraflar arasında düzenlenen 08.05.2000 tarihli taahhüdün alınacak bedeller başlıklı 7. maddesi son fıkrasında '' ... yukarıda ifade edilen muvafakat ve izinden doğan bedeller tebligat tarihinden itibaren en geç bir ay içinde peşin olarak ödenir. Zamanında ödenmeyen bedelleri için ....... bildirime gerek kalmaksızın 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanunun 51 inci maddesinde yazılı nispette gecikme zammı alınır '' şeklinde şart kararlaştırılmıştır. Mahkemece taahhüdün 7/son maddesine göre gecikme zammı hakkında değerlendirme yapılıp, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddeleri koşulları da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmedilen kullanım bedelinin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş olması hatalı olmuştur.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.