MAHKEMESİ : İzmir 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/11/2012
NUMARASI : 2011/49-2012/526
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 15/04/2008 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile taşınmazın davalıya kiralandığını, davalının kira paralarını ödemediğini, kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalının, kiralananın tahliye edildiğini belirterek itiraz ettiğini, kiralananın anahtarlarının kendisine teslim edilmediğini, bu konuda kimseyi de yetkilendirmediğini, anahtar kendisine ulaştırılmadığından 09/07/2010 tarihinde mahkemeden mecurun durumunun tespitini talep ettiğini, davalının sözleşmenin 3. Maddesinde belirtilen muacceliyet şartı uyarınca dönem sonuna kadar olan kira bedellerinden sorumlu olduğunu belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında; kiralananın 30/03/2010 tarihinde tahliye edilerek anahtarların kiralayanın yetkilendirdiği kişiye teslim edildiğini, kiralananın yeniden kiralanmasına ilişkin olarak ilan verildiğini, 2010 yılı 2. Ayına ilişkin kira bedelinin kaparo iade edilmeyerek mahsup edildiğini, Mart 2010 ayına ilişkin 15 günlük kira bedelinin ise banka hesabına yatırıldığını, feshedilen sözleşmeye dayalı olarak istenen kiralardan dolayı borçlu olmadığını, belirterek davanın reddi ile icra tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasında 15/04/2008 Başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre kiralanan daire mesken olarak kullanılmak üzere davalıya kiralanmış, aylık kira bedelinin 1200 TL olduğu ve her ayın 15. Gününde peşin olarak ödeneceği kararlaştırılmıştır. Sözleşmenin 5. Maddesinde bir aya ilişkin kira bedeli süresinde ödenmediğinde kira dönemine ait tüm kira bedelleri muaccel hale geleceği, 6. Maddesinde ise kiracının kira bitim döneminden önce tahliye etmek istediğinde 3 aylık kira bedeli tutarını tazminat olarak kiralayana ödeyeceği belirtilmiştir. Davacı tarafından 11/06/2010 tarihinde başlatılan icra takibinde aylık 1200 TL den ödenmeyen 2010 yılı 2. Ay ila sözleşmedeki muacceliyet şartı gereğince 2011 yılı 4. Aya kadar olan kira bedelleri toplamı 17.400 TL kira alacağının 497,54 TL işlemiş faizi ile birlikte tahsili istenmiş, davalı tarafından icra takibine süresinde itiraz edilmiştir. Mahkemece
yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu alınan bilirkişi raporunda sözleşmedeki artış şartı gereğince kira bedelinin 15/04/2009 tarihi itibarıyla 1321,68 TL, 15/04/2010 tarihi itibarıyla 1410,23 TL olduğunu, davacının taşınmazı 09/07/2010 tarihinde teslim aldığı yeniden 1 ay içinde kiralanabileceği belirtilerek 09/08/2010 tarihine kadar olan kira alacağının 7402,23 TL olduğu 81,73 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu belirtilmiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 7402,23 TL kira alacağı ve 81,37 TL işlemiş faiz alacağı üzerinden devamına kabul edilen kısım yönünden davacı lehine reddedilen kısım yönünden davalı lehine icra tazminatına karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı vekilinin dönem sonuna kadar olan kira alacaklarının tahsiline karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davalı kiracının kira süresi sona ermeden kira sözleşmesini tek taraflı feshederek kiralananı tahliye etmesi durumunda, kiracı kural olarak kira süresinin sonuna kadar kira parasından sorumludur. Bununla birlikte davacı kiralayanın da bu yerin yeniden kiralanması konusunda gayret göstermesi, böylece zararın artmasının önlenmesi için kendisine düşen ödevi yapması gereklidir. Bu durumda davacının zararı, tahliye tarihinden kiralananın aynı koşullarla yeniden kiraya verilebileceği tarihe kadar boş kaldığı süreye ilişkin kira parasından ibarettir. Taraflar arasında çekişmesiz olan kira sözleşmesinin özel şartlar 6. Maddesinde bu süre 3 ay olarak kararlaştırıldığından mahkemece tahliye tarihinden itibaren 3 aylık kira alacağına hükmedilmesi gerekirken tahliye tarihinden sonraki 1 aylık kira alacağına hükmedilmiş olması doğru değildir.
3-)Davacı vekilinin kötüniyet tazminatına yönelik temyiz itirazlarına gelince; İcra İflas Kanunu’nun 67/2 maddesi uyarınca alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için talebin haksız olmasının yanında takibin kötüniyetli olarak yapıldığının da ispat edilmesi gerekir. Olayımızda davacının kötüniyetli olduğu kanıtlanamadığı halde mahkemece reddedilen kısım üzerinden hesaplanan %40 oranındaki icra tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-)Davalı vekilinin talep aşılarak karar verildiğine yönelik temyiz itirazlarına gelince; Davacı tarafından takip talebinde aylık 1200 TL üzerinden kira alacağı talep edildiği halde talep aşılarak sözleşmedeki artış şartına göre hesaplanan kira parası üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesi de doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (2), (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve (4) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 30.01.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy