MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı. tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için girişilen takibe vaki itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 21.825,22.- TL üzerinden borca itirazın kaldırılmasına, davalının tahliyesine, fazla isteminin reddine karar verilmiş, karar alacağa yönelik olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, borçlu hakkında kira alacağının tahsili için takip başlattıklarını, borçlunun takibe haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın kaldırılmasına, takibin devamına ve %40 dan aşağı olmamak üzere tazminata ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ise, davalının kiracı sıfatının bulunmadığını, taşınmazda......kiracı olduğunu ve kira bedellerini de bu şirketin yatırdığını, ayrıca Haziran 2010 tarihinden itibaren kira bedelinin 2.645,00 TL olduğunu, aylık 5.290,00 TL talep edilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddine ve %40 oranında kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davalının 21.825,22 TL alacağa yapmış olduğu itirazın kaldırılmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, temerrüt nedeniyle davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından alacağa yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 15.6.2008 başlangıç tarihli beş yıl süreli yazılı kira sözleşmesine göre aylık kira bedelinin 4.000,00 TL olduğu, hususi şartlar 5.maddesinde kira bedelinin bir önceki yılın kirasına göre %15 oranında arttırılacağı düzenlemesinin yer aldığı görülmüştür. Davacı bu sözleşmeye dayalı olarak ....İcra Müdrülüğünün 2012/5645 sayılı icra dosyasıyla 2010 yılı ekim, kasım, aralık ayları ile 2011 ocak, şubat, mart, nisan, mayıs aylarına ait aylık 5.290,00 TL'dan toplam 42.320,00 TL kira alacağının tahsili için davalı aleyhine takip başlatmıştır. Davalı borçlu itirazında, dayanak sözleşmedeki imzasını inkar etmemiş, ancak, kiracılık sıfatı yanında kira bedelinin aylık 2.645,00 TL'ya indirildiğini ileri sürerek aylık kira bedeline itiraz etmiştir. Borçlu itirazını, 2010 Haziran ayı kira parasının 2.645,00 TL olarak ödemesi için alacaklı vekili tarafından P.T.T. yoluyla çekilen ihtara dayandırmıştır. Alacaklı vekili bu ihtar ile taşınmazın paylı mülkiyet olduğunu, davalının Haziran kirasının yarısını diğer paydaş ....a ödediğinden müvekkilinin payı olan 2.645,00 TL istediklerini, bu ihtarın kira bedelinin değiştirildiği anlamına gelmeyeceğini ileri sürmüştür. 21.06.2010 tarihli hangi saikle yazıldığı anlaşılamayan ihtar içeriğinden aylık kira parasının 2.645,00 TL'ye indirildiği anlamı çıkarılamaz. Borçlunun kira bedelinin indirildiği itirazını İİK.nun 269/c maddesinde yazılı nitelikte bir belge ile duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerekir. Davalı borçlu itirazını bu şekilde bir belge ile kanıtlanamadığından dayanak sözleşme ve sözleşmedeki artış hükmü gözetilerek işin esası hakkinda bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın alacağa hasren BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 04.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.