MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira alacağının tahsili için başlatılan icra takibine davalı-borçlu tarafından yapılan vaki itiraz üzerine, davacı-alacaklı icra mahkemesine başvurarak itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesine karar verilmesini istemiştir. mahkemece davanın tahliye yönünden kabulüne, alacak yönünden ise kısmen kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine 25.6.2012 tarihinde başlatılan haciz ve tahliye istemli icra takibinde sözleşmenin yazılı ya da sözlü olduğu açıklanmadan 2012 yılı Şubat-Kasım ayı dahil toplam 3300,00-TL kira alacağı ile işlemiş faizi istenmiştir. Ödeme emri borçlu davalıya 12.7.2012 tarihinde tebliğ edilmiş davalı-borçlu süresinde takibe itiraz etmiştir. Davalı borçlu itirazında alacaklı ile aralarında 25.12.2010 başlangıç tarihli kira sözleşmesi bulunduğunu, sözleşme şartına uygun olarak % 10 artış yapmak suretiyle aylık 330,00 TL'den Mart-Nisan-Mayıs-Haziran 2012 aylar kirasını ödediğini, bu ayların mükerrer ödenmesini istediğini, sözleşme uyarınca aylık kiranın her ayın 25'inde ödenmesi gerekirken vadesinden önce Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim ve Kasım 2012 aylar kirasının da istendiğini, alacaklıya Kasım-Aralık 2011 ve Ocak-Şubat 2012 ayları toplam 1050-TL kira borcu bulunduğunu bildirerek icra takibinin durdurulmasını talep etmiştir.
Davalı borçlunun ibraz ettiği alacaklının karşı çıkmadığı 25.12.2010 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesinin varlığı konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, dava dilekçesinde 25.12.2010 başlangıç tarihli sözlü kira sözleşmesinden söz etmiş ise de, dilekçesindeki açıklamalarından taraflar arasında 25.12.2010 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesi bulunduğu, "sözlü sözleşmenin" sehven yazıldığı anlaşılmıştır.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm
altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Davacı dava dilekçesinde sözlü kira sözleşmesine dayanmş ise de davalının sunduğu yazılı kira sözleşmesindeki imzasına karşı çıkmamıştır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 17.maddesinde muacceliyet şartına yer verilmiş ise de, yeni yasal düzenleme karşısında bu şartın davalının sıfatına göre geçersiz hale geldiğinin kabulü gerekir.
Olayımızda davacı 25.6.2012 tarihli icra takibinde 2012 Şubat-Mart-Nisan-Mayıs ayları ile sözleşmedeki muacceliyet şartına göre Haziran-Temmuz-Ağustos-Eylül-Ekim ve Kasım 2011 aylar kirasının da tahsilini istemiştir. Mahkemece değerlendirmenin takip tarihi olan 25.06.2012 tarihi itibariyle muaccel hale gelen ödenmemiş kira alacağı yönünden yapılması gerekirken muacceliyet şartı gereğince istenen aylar kirasının da değerlendirilmeye tabi tutularak yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 26.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy