MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ortaklığın giderilmesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı ortaklığın giderilmesi davasına dair karar, davalılardan ... tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, bir adet arsa vasfındaki taşınmazda ortaklığın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davasını paydaşlardan (ortaklardan) biri veya bir kaçı diğer paydaşlara (ortaklara) karşı açar. HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, paydaşlardan veya ortaklardan birisinin ölmesi halinde alınacak mirasçılık belgesine göre mirasçılarının davaya katılmaları sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; Dava dilekçesi ve duruşma günü paydaş ...'e tebliğ edilmediği gibi,adresi tespit edilemediğinden bahisle duruşma gününün ilanen tebliğine karar verilen davalı ...'ya ilanen yapılan tebligat, Tebligat Kanunu'nun 29/2 ve tebligat tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Tüzüğünün 47. maddesi gereğince usulünce askıya çıkarılmadığından geçersizdir. Öte yandan gerekçeli kararlarında 6099 Sayılı Yasa ile değişik Tebligat Kanunu hükümlerine uygun yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle usulünce taraf teşkili sağlandığı söylenemez.
Bu durumda mahkemece 6099 Sayılı Yasa ile değişik Tebligat Kanunu ve Yönetmeliği hükümlerine riayet edilerek, taraf teşkili sağlanarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, usulünce taraf teşkili sağlanmadan yazılı şekilde davanın esası hakkında karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmaldır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına,istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 11/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy