MAHKEMESİ: Kars 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 15/11/2012
NUMARASI: 2012/21-2012/398
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, taşıt kira sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, mahkemece temyiz isteminin süreden reddine karar verilmesi üzerine davalı vekili tarafından red kararı süresi içinde temyiz edilmiştir.
Mahkemece 13.03.2013 tarihli ek kararda davalı vekilinin temyiz istemi yasal süresinde olmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ise de, davalı şirketin ticaret sicilindeki adresine yapılmayan hüküm tebliği Tebligat Kanunu 35.maddesine göre usulüne uygun olmadığından davalı vekilinin temyiz isteminin süresinde olduğu kabul edilerek yerel mahkemenin 13.03.2013 tarih 2012/21 Esas 398 Karar sayılı ek kararının bozularak kaldırılmasına oybirliği ile karar verilip, dosyadaki bütün kağıtlar okundu, gereği düşünüldü.
01/10/2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.nun 4/1-a maddesine göre "Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda" Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Mahkemelerin görevi kamu düzenine ilişkin kurallardan olup, yargılamanın her aşamasında istek üzerine, ya da re'sen gözetilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı kiralayan, taraflar arasında düzenlenen taşıt kira sözleşmesine dayanarak 11.000 TL fatura bedelinin tahsili için davalı kiracı hakkında yapılan takibe vaki itiraz nedeniyle itirazın iptali isteminde bulunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kira ilişkisinden kaynaklanmaktadır. Davanın 6100 Sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra 11.01.2012 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemenin yukarıda belirtilen yasal düzenleme gereği dava dilekçesini görev yönünden reddederek görevsizlik kararı ile dosyayı görevli Sulh Hukuk Mahkemesine göndermesi gerekirken, yazılı şekilde işin esası incelenerek davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.