MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Kiralananın tahliyesi
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, iki haklı ihtar nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ... ... Mah. ... sok. No: ... adresinde bulunan ... ada ... parselde kayıtlı iki katlı (taşınmazın ikinci katı) avlulu kerpiç evin müvekkili ...'a babası ...'tan vakıf irsaliyesine binaen intikal ettiğini, bahse konusu evin ... ailesi tarafından haksız bir şekilde aile bireyleri arasında birbirlerine devir edilmek suretiyle el değiştirildiğini, son olarak müvekkilinin babası ... tarafından 1991 yılında ...'e kiralandığını, sözleşmenin ikinci maddesinde devir yasaklandığı halde kiracı ... tarafından ...’e devir edildiğini, fuzuli işgale son verilmesi için müvekkilin babası tarafından 1998 yılında ihtar keşide edildiği halde bu ihtara bir cevap verilmediğini, davalının kiralananı yaklaşık 15 yıldır işgal ettiğini, taşınmazla ilgili kira borcu bulunduğunu, taşınmazın sit alanı içinde olup davalı tarafından bazı tadilatlar yapıldığını, kira alacakların ödenmesi için Nisan 2011 ve Haziran 2011 aylar kira bedelinin ödenmesi için ihtar keşide ettiğini iki ihtara rağmen kira borcunu ödemediğini belirterek haksız işgalin sona erdirilmesi kiralananın tahliyesinini istemiştir. Davalı ise fuzuli işgal durumunun olmadığını, şu anda taşınmazda oturduklarını davacının babası öldükten sonra bankadaki hesabı kapatmaları nedeniyle kiraları yatıramadıklarını davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanununun 352/2. maddesi uyarınca açılacak iki haklı ihtar nedenine dayalı tahliye davasının kiraya veren tarafından açılması gerekir. Kiraya veren durumunda olmayan malikin bu davayı açabilmesi için daha önce kiracıya ihtar göndererek kiraların kendisine ödenmesini istemesi ondan sonra ihtarları göndermesi gerekir. Kiraya verenler birden fazla ise ihtarları birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Bu hususlar dava hakkına ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden nazara alınır.
Davaya dayanak yapılan 01.10.1991 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi kiraya veren ... ile kiracı ... arasında yapılmıştır.Sözleşmenin Özel şartlarının beşinci maddesinde “kiracı evi başka bir kimseye devredemez” hükmüne yer verilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde davalıyı fuzuli işgalcı olarak tanımlayıp
kiralananın tahliyesini fuzuli işgal, akte aykırılık ve iki haklı ihtar nedenlerine dayandırmış ise de; yargılama sırasında diger taleplerinden vazgeçerek kiralananın iki haklı ihtar nedeniyle tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davalı kiracı olarak kabul edilerek iki haklı ihtar nedeniyle davalının kiralanandan tahliyesine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğinden davalının kiracılık sıfatı kesinleşmiştir. Davacı taşınmazın vakıf senedi ile kendisine babası ...’tan intikal ettiğini belirterek bu davayı açmıştır. Dosyaya ibraz edilen tapu kayıt örneğinden taşınmazın davacının kök murisi ... ve diger paydaşlar adına kayıtlı olduğu ve davacı adına intikal etmediği görülmektedir. Davaya dayanak yapılan kira sözleşmesinde kiraya verenin ... olduğu ve 06.08.2005 tarihinde vefat ettiği, geriye ..., ..., ... ve ...'ı mirascı olarak bıraktığı dosya içindeki ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2005/666-625 sayılı mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Kiraya veren vefat ettiğine göre mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarın mirasçıların hepsi tarafından gönderilmesi ve davanın da hepsi tarafından açılması gerekir. İki haklı ihtara konu ihtarların mirasçıların tamamı tarafından gönderilmesi gerekirken sadece davacı ... tarafından keşide edildiği ve davanın da bu mirascı tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Dava açmadaki noksanlık iştirak sağlanarak sonradan giderilmesi mümkün ise de ihtardaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Bu nedenle mirasçılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunduğundan iki ihtara konu ihtarların tüm mirasçılar tarafından gönderilmediğinden bu ihtarlar geçerli bir ihtar olarak kabul edilemez. Mahkemece bu hususlar gözetilerek davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy