MAHKEMESİ : Ankara 24. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/02/2013
NUMARASI : 2009/158-2013/100
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağından dolayı yapılan takibe vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde, davalı borçlu hakkında kira alacağından dolayı takip yaptıklarını davalının itirazlarının haksız olduğunu, 167 sayılı Yer Altı Suları hakkında kanun gereği İl Özel İdaresinin davaya konu kaynak suyunu kiralama yetkisi bulunduğunu belirterek davalı borçlunun itirazın iptalini ve asgari %40 icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir. Davalı, köy muhtarlığı ile yapılan sözleşmenin o zamanki mevzuat hükümlerine göre geçerli olduğunu, işletme ruhsatı alma için müzayaka halinde davacı idareyle sözleşme imzaladığını, davaya konu yerin ilan edilmemiş yer altı suyu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Davacı alacaklı tarafından 22.12.2008 tarihinde başlatılan icra takibi ile 16.01.2008 tarihli yazılı kira sözleşmesine dayanılarak 154.700 TL asıl alacak, 2.937.18 TL işlemiş faiz talep edilmiş, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Davaya konu yerin ilk olarak dava dışı İ..G.. isimli şahıs tarafından 02.12.2005 tarihinde köy ihtiyar heyetinden aylık 500 TL bedelle, 27 yıllığına kiralandığı, daha sonra bu şahıs tarafından sözleşmenin 6. maddesine dayanılarak 17.1.2006 tarihinde aynı şartlarla davalı şirkete alt kira yoluyla kiralandığı, 05.11.2007 tarihinde ise davalı şirketin, davacı idareye başvurarak davaya konu yeri kiralamak istediğine ilişkin dilekçe verdiği, bunun üzerine davacı idarenin bir kısım kurumlardan kiralama konusunda görüş sorduğu, verilen uygun görüşler üzerine 16.01.2008 tarihli encümen kararı ile davaya konu taşınmazın davalı şirkete kiralandığı görülmüştür. Daha sonra bir kısım köy halkının başvurusu üzerine Ankara 9. İdare mahkemesinin 2009/20 esas, 2010/283 karar sayılı, 11.03.2010 tarihli kararı ile söz konusu idari işlemin iptaline karar verildiği, kararın Danıştay 13. Dairesinin 17.12.2010 tarihli kararıyla onanmasına karar verildiği görülmüştür. Yine davaya konu yerde çıkan suyun mineralli su vasfında çıkması nedeniyle davalı şirkete 5686 sayılı yasa gereğince işletme ruhsatı verildiği, bundan dolayı kaynak suyu kiralamasına ilişkin encümen kararının idarece 24.03.2010 tarihli kararla iptaline, 16.01.2010 tarihine kadar tahakkuk eden kira bedelinin tahsiline karar verildiği görülmüştür. Bu durumda davalı borçlu tarafından her ne kadar müzayaka altında sözleşmenin imzalandığı belirtiliyorsa da idarenin hukuka aykırı olarak ruhsat verme talebinin reddine ilişkin kararına karşı yapılması gerekenin idari işlemin iptali davası olduğu gibi dosya kapsamına göre bizzat davalı şirketin 05.11.2007 tarihinde başvurusu üzerine davacı idare tarafından kiralama işlemlerinin başlatıldığı, alınan uygun görüşlerden sonra davalıyla sözleşme imzalandığı, sözleşmenin daha sonra davalı tarafından feshedildiğine ve davaya konu yerin tahliye edildiğine dair dosyada bir delil bulunmadığına göre davaya konu sözleşme davalı kiracıyı bağlar. O halde bu sözleşmeye göre davanın çözümlenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 17/02/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy