MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kısmi itirazın kaldırılması ve kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, kabul edilen üç aylık borcunun dahi yasal süre içerisinde ödenmediğinin anlaşılmasına, kararın dayandığı gerekçelere göre, davalının, kiralananın tahliyesine ilişkin karara yönelik temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının kısmi itirazın kaldırılmasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı alacaklı, 15/11/2012 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile Mart 2012 ile Ocak 2013 arası aylar ikra bedellerinin tahsilini istemiştir. Takip tarihinde henüz, dayanak 01/07/2008 başlangıç tarihli bir yıl süreli yazılı kira sözleşmesindeki her ayın 10'u olarak belirlenen kira ödeme tarihine nazaran, Aralık 2012,Ocak 2013 ayları kira parası istenebilir halde değildir. Davalı icra takibine yapmış olduğu itirazında üç aylık, 1650 TL kira borcunu kabul ile bakiye kira alacağına itiraz etmiş, davacı bakiye 4400 TL kira borcu için itirazın kaldırılması talebinde bulunmuştur.
6098 Sayılı Türk Borçlar Kanun'unun kiracı aleyhine düzenleme yasağı başlıklı 346.maddesinde; kiracıya kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemeyeceği, özellikle kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmaların geçersiz olduğu, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun Geçmişe etkili olma başlıklı 2.maddesinde; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kurallarının gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, aynı kanunun görülmekte olan davalara ilişkin uygulama başlıklı 7.maddesinde de; Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76'ncı, faize ilişkin 88'nci, temerrüt faizine ilişkin 120'nci ve aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138'nci maddesinin görülmekte olan davalara da uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. Kiracıyı koruma amacıyla getirilen TBK.nun 346.maddesindeki bu yasal düzenlemenin kamu düzenine ilişkin olduğu kuşkusuzdur. Bununla birlikte 6217 Sayılı Yasanın geçici 2.maddesinde değişiklik yapan 6353 Sayılı Yasanın 53.maddesine göre; kiracının Türk Ticaret Kanunun'da tacir olarak sayılan kişiler ile özel hukuk ve kamu hukuku
tüzel kişileri olduğu işyeri kiralarında 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 323, 325, 331, 340, 343, 344, 346 ve 354'ncü maddelerinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süreyle uygulanamayacağı, bu halde kira sözleşmelerinde bu maddelerde belirtilmiş olan konulara ilişkin olarak sözleşme serbestisi gereği kira sözleşmesi hükümlerinin tatbik olunacağı da öngörülmektedir.
Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 19. maddesinde "bir kira ödenmediği takdirde gelecek kiralar muacceliyet kesbeder" koşuluna yer verildiği görülmekte ise de; dosya içeriğinden kiracının TTK.nu kapsamında tacir olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Bu durumda mahkemece kiracının tacir olup olmadığı araştırılarak, tacir olması durumunda hakkında TBK.nun 346.maddesinin 1.7.2012 tarihinden itibaren 8 yıl süre ile uygulanamayacağı gözetilmeli, tacir olmadığının anlaşılması halinde ise; yeni yasal düzenleme karşısında bu koşulun davalı kiracı yönünden geçersiz hale geldiği kabul edilerek değerlendirmenin takip tarihi itibariyle ödenmemiş muaccel kira alacağına göre yapılması, muacceliyet koşulu gereğince istenen aylar kirası yönünden alacak (itirazın kaldırılması) isteğinin reddine karar verilmesi gerekir.
Bu durumda, mahkemece davacı tarafa takip tarihinde henüz muaccel hale gelmeyen ayların takibe dayanak yapılma sebebi açıklattırılarak ve yukarıda açıklanan hususlar üzerinde durularak neticesine göre bir karar verilmesi gerekirken, kabul dışındaki tüm diğer aylar kiraları için itirazın kaldırılması kararı verilmesi doğru değildir.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda (1) No'lu bentte yazılı nedenlerle tahliyeye ilişkin kararın ONANMASINA, (2) No'lu bentte yazılı nedenlerle kısmi itirazın kaldırılması kararının, 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, onanan kısım için temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.