MAHKEMESİ:Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ: Tahliye ve alacak
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye ve alacak davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kiralananın tahliyesi ve 1.800,00 TL kira alacağının tahsili istemlerine ilişkindir. Mahkemece iki haklı ihtar sebebiyle kiralananın tahliyesine, kira alacağının tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 11.10.2006 tarihinde kiralananı iktisap ettiğini, iktisabını 02.02.2010 keşide tarihli ihtarname ile davalıya bildirdiğini, iktisap tarihli ve bir yıl süreli sözlü kira mukavelesi gereğince davalı hakkında 15.03.2010 taihinde başlatmış olduğu icra takibi ve 18.08.2011 ve 11.10.2011 keşide tarihli davalıya gönderilen iki ayrı ihtarname ile iktisap tarihinden sonraki ödenmeyen aylar kiralarının istenilmesine rağmen ödemelerin gerçekleşmediğinden bahisle kiralananın tahliyesini ve aylık 1.800,00 TL'den 2011 yılı Ocak ayı kira parasının tahsilini istemiştir. Davalı yargılamaya gelmemiş, mahkemece, 11.10.2010 ile 11.10.2011 kira dönemi içerisinde iki haklı ihtar olgusunun gerçekleştiğinden bahisle kiralananın tahliyesi ve kira alacağı 1.800,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, 11.10.2006 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli sözlü kira sözleşmesine dayanarak davasını açmış ise de, davalı yargılamaya gelmemekle davacının tüm iddialarını reddetmiş sayılır. Kaldı ki, davalı aleyhine 15/03/2010 gününde davacı tarafça yapılan icra takibine, davalı 29.03.2010 tarihinde yapmış olduğu itirazında, dayanak iş bu sözlü kira sözleşmesini, kiracılık ilişkisini kabul etmemiş, temyiz aşamasında dosyaya ibraz ettiği 15.11.2006 başlangıç tarihli yazılı kira sözleşmesinin varlığından söz ederek, bu sözleşme ile kiralananda oturduğunu, muhatabının davacı alacaklı olmadığını bildirmiştir.
Bu durumda, davaya ve takibe dayanak sözleşmenin başlangıç ve süresi ile kiracılık ilişkisi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle davacının sözlü kira sözleşmesinin ve kiracılık ilişkisinin varlığını ayrıca aylık kira bedelinin istenilen miktarda olduğunu kanıtlanması gerekir. Yıllık kira miktarı itibari ile tanık dinlenmesi mümkün olmadığından kiracılık ilişkisinin ve kira miktarının varlığı için yazılı delil gösterilmesi zorunludur. Ancak taraflar arasında yazılı kira sözleşmesi bulunmadığına göre, davacıdan yazılı delilleri, davalının varsa karşı delilleri istenerek icra takibinde ve temyiz aşamasında ibraz edilen yazılı kira sözleşmesi üzerinde de durularak, tüm deliller toplandıktan sonra davalının kiracı olup olmadığı ve aylık kira miktarının ne kadar olduğunun saptanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar üzerinde durulmadan yazılı şekilde tahliye ve kira alacağının tahsiline karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.