MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın kaldırılması ve tahliye
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı vekili, kira alacağının tahsiline yönelik başlattığı icra takibine davalı borçlunun haksız ve yersiz yere itiraz ettiğini, itirazın kaldırılmasına, davalının kiralanandan tahliyesine, icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile itirazın kaldırılmasına, takibin 1740 TL asıl alacak ve 3820 TL faiz olmak üzere devamına, kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
1- Tarafların karşılık iddia ve savunmalarına dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre davalının tahliyeye ilişkin ve aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davalının faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarına gelince;
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile 28.04.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli kira sözleşmesi imzaladıklarını, 2320 TL asıl alacak, 4600 TL işlemiş faiz olarak davalı hakkında icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini, itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın kaldırılması ve tahliyeye karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile takibin 1740 TL asıl alacak ve 3820 TL faiz olmak üzere devamına, kiralananın tahliyesine karar verilmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 346.maddesinde “Kiracıya, kira bedeli ve yan giderler dışında başka bir ödeme yükümlülüğü getirilemez. Özelikle, kira bedelinin zamanında ödenmemesi halinde ceza koşulu ödeneceğine veya sonraki kira bedellerinin muaccel olacağına ilişkin anlaşmalar geçersizdir.” hükmüne yer verilmiştir. 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un Geçmişe Etkili Olma başlıklı 2.maddesinde “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlâka ilişkin kuralları gerçekleştikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanacağı, yine Görülmekte Olan Davalara İlişkin Uygulama başlıklı 7.maddesinde de “Türk Borçlar Kanunu'nun; kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları ile geçici ödemelere ilişkin 76., faize ilişkin 88., temerrüt faizine ilişkin 120., aşırı ifa güçlüğüne ilişkin 138.maddesinin, görülmekte olan davalarda da uygulanacağı” öngörülmüştür.
Olayımızda, davacı alacaklı ödenmeyen kira bedelleri ile birlikte sözleşmenin 3. maddesine göre aylık %12 temerrüt faizi tahsilini istemiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, kiracı hakkında Türk Borçlar Kanunu Yürürlük kanunu madde 7 gereğince, Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağı üzerinde durularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle faiz alacağının tahsiline karar verilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ;Yukarıda 1 bentte açıklanan nedenlerle tahliyeye yönelik kararın ONANMASINA, 2 bentte açıklanan nedenlerle davalının faiz alacağına yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile kararın faiz alacağına yönelik kısmının 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca BOZULMASINA, onanan kısım için aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenden alınmasına 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy