MAHKEMESİ : Ankara 6. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 18/03/2013
NUMARASI : 2012/732-2013/316
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tazminat davasına dair karar, davalı ve davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, davalı kiracının taşınmazı erken tahliyesi nedeniyle 2 aylık kira bedelinin tahsili ile dava konusu taşınmazın hor kullanılmasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulü ile, 1500 TL nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesi üzerine, hüküm davacı vekili ve davalı vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1-)Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece taktir edilerek karar verilmiş olmasına ve taktirde de bir usulsüzlük bulunmamasına, hükmün dayandığı gerekçelere göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2-)Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekili, dava dilekçesinde; davalının 26.07.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davacıya ait taşınmazda 12 yıl süre ile ikamet ettiğini, davalının 03.04.2012 günü davacıya telefon ederek evi tahliye edeceğini bildirdiğini, 13.04.2012 günü daireyi boşaltıp anahtarı kapıcıya bırakıp gittiğini, Davalının kira sözleşmesinin 6. Maddesine aykırı davranarak 2 ay önceden yazılı olarak bildirimde bulunmadığını, davalının taşınmazı sözleşmenin 9. Maddesine aykırı olarak pislik içinde çöpleri dahi atmadan bırakıp gittiğini, Ankara 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/46 D iş sayılı dosyasında tespit yaptırıldığını hasar bedelinin sözleşmeye göre 2450 TL tespit dilekçesindeki talebe göre 4050 TL olarak tespit ettirildiğini belirterek, dava konusu apartman dairesinin yeniden kiraya verilinceye kadar boş kalacağı süre olan aylık 750 TL den 2 aylık kira kaybı ve hor kullanmadan kaynaklanan zararın toplam 4748 TL den ödenen teminatın mahsubu ile 4.148 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davalının dava konusu taşınmazı tahliye edeceğini tahliye etmeden 2 ay önce haber verdiğini, davacının davalıdan kaynaklanan zarar ile bulunmadığını, taşınmazı hor kullanmasının söz konusu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davada dayanılan ve hükme esas alınan 26/07/2000 başlangıç tarihli 1 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde aylık kira bedelinin 240 TL olduğu ve %50 artış yapılacağı belirlenmiştir. Ayrıca sözleşmenin 6. maddesinde “Kiracı evi tahliye etmek isterse 2 ay öncesinden yazılı şekilde ev sahibini haberdar edeceği, Aksi halde dairenin boş kaldığı süreye ait kiradan mesuliyeti kabul ettiği” ve sözleşmenin 9. Maddesinde “ Daire 1. Sınıf işçilikle badana, boya, ıslak yerler, ve mutfak fayans yapılmış olarak ve mutfak dolapları komple yeni imalat, alafranga WC klozet, lavabo, tüm bataryalar yeni takılmış vaziyette kiracıya teslim edildiği, Kiracı tahliye ederken daireyi aynı şekilde temiz ve sağlam teslim edeceği, Aksi halde daireyi aynı hale getirmek için ev sahibinin yapacağı tüm masrafları kiracı ödeyeceği veya tazmin edeceği” kararlaştırılmıştır. Davalı Metin aylık 750 TL kira bedeline karşı çıkmamıştır. Davalı, taşınmazı tahliye etmeden 2 ay önce kira sözleşmesinin 6. Maddesinde belirlenen şekilde yazılı olarak kiralayanı haberdar etmediğinden aylık 750 TL üzerinden 2 aylık kira bedeli olan 1500 TL erken tahliye sebebiyle uğranılan kira alacağına hükmedilmesi gerekmektedir.
Ayrıca, davacı tarafından taşınmazın tahliyesinden sonra Ankara 1 Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/46 D iş sayılı dosyasında yaptırılan tespit sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda tespit edilen zarar miktarı ile mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu arasında aşırı fark bulunmaktadır. Bu durumda mahkemece Kira sözleşmesinin 9. Maddesindeki düzenleme ile sözleşmenin ön sayfasında taşınmazın boş, çok temiz olduğu ve Komple Mutfak dolap, tezgah, evya takım halinde aspiratör dahil yeni hiç kullanılmamış vaziyette + sıhhi tesisat wc-klozet-tüm bataryalar hiç kullanılmamış yeni olarak teslim edildiğinin belirtildiği dikkate alınarak tespit raporu ve mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için denetime elverişli bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 05.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy