MAHKEMESİ: Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 13/03/2013
NUMARASI: 2011/199-2013/130
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı alacak davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesi gereğince ödenmeyen kira alacağı, elektrik, su ve ısınma bedellerinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, Milli Emlak Denetmenleri Başkanlığı hizmet binası dahilindeki çay ocağının 05.05.2008 tarihli kira sözleşmesi ile 3 yıl süreyle davalıya kiralandığını, sözleşmenin 9. maddesine göre idarenin izni olmadan bu yerin başkasına kiralanamayacağını, 11/2 maddesine göre ise, kiracının taahhütlerini yerine getirmemesi halinde idarece sözleşmenin feshedilerek cari yıl kira bedelinin tazminat olarak tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını 28.01.2009 tarihinde yapılan tespitte çay ocağının dava dışı S.. E.. isimli şahıs tarafından işletildiğinin belirlendiğini, bunun üzerine sözleşmenin 28.01.2009 tarihi itibariyle feshedildiğini, davalının 07/02/2008-05/05/2008 tarihleri arası için hesaplanan 500,00 TL kullanım bedelini, birinci kira yılının ikinci taksit tutarı olan 525,00 TL ile üçüncü taksit tutarı olan 507,00 TL kira bedelini, 2.100,00 TL cari yıl kira bedeli tutarında tazminat miktarını, ayrıca 08/02/2007-30/11/2008 tarihleri arasındaki 5.366,00 TL elektrik kullanım bedeli, 908,00 TL su kullanım bedeli ile 08/02/2007-17/12/2008 tarihleri arasındaki 144,00 TL ısınma bedelini ödemediğini belirterek toplam 10.050,00 TL hazine alacağının, alacağın oluştuğu tarihten itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili duruşmaya katılarak davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Mahkemece 500 TL kullanım bedeli ile birinci kira yılının ikinci taksidi 525 TL ve üçüncü taksidi 507 TL olmak üzere toplam 1.532 TL alacak yönünden davanın kabulüne, davacının diğer taleplerinin sözleşme, taraf iradeleri veya mahkeme kararı ile feshedilmeden muaccel hale gelmeyeceği belirtilerek, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi üzerine hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, toplanan delillere, mevcut deliller mahkemece takdir edilerek karar verilmiş olmasına, takdirde de bir isabetsizlik bulunmamasına göre temyiz eden davacı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı vekilinin elektrik, su ve ısınma bedellerine ilişkin temyiz itirazlarına gelince;
Taraflar arasında 05.05.2008 tarihli 3 yıl süreli Milli Emlak Denetmenleri Başkanlığı hizmet binası dahilindeki çay ocağının kiralanmasına ilişkin kira sözleşmesine yönelik bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşme ve sözleşme eki sayılan şartnamede elektrik, su ve ısınma bedellerine ilişkin düzenleme bulunmamakla birlikte sözleşmenin 19. maddesinde, sözleşmede hüküm bulunmayan hallerde 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu ile Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerinin uygulanacağı düzenlenmiştir. Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkındaki Yönetmeliğin, tahsisli ve kiralanmış yerlerdeki işlemler başlığıyla düzenlenen 70. Maddesinde “Bu yerlerin elektrik, su, doğalgaz, ısınma tesisatı mümkünse binanın genel tesisatından ayrılır. Tesisatın teknik bakımdan müstakil hâle getirilmesinin mümkün olmaması hâlinde, tahmin edilen bedelin tespit ve takdirinde elektrik, su, doğalgaz ve ısınma giderleri de ayrıca belirlenir” düzenlemesi öngörülmüştür. Davacı idare tarafından, kullanılan elektrik, su ve ısınma giderlerinin hesaplanmasında esas alınan tespit 01/11/2012 tarihli dilekçe ekinde mahkemeye sunulmuştur. Mahkemece, davalının kullandığı elektrik, su ve ısıtma bedellerine yönelik olarak, kullanılan elektrik, su ve ısınma sarfiyatına ilişkin tarafların delilleri toplanarak, kullanım süresi, sarfiyat miktarı ve bedeli yönünden gerektiğinde mahallinde bilirkişi refakatiyle keşif yapılmak suretiyle, dava konusu edilen dönemde elektrik, su ve ısınma bedellerinin ne kadar olacağına dair Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alındıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, sözleşme feshedilmeden bu tüketim bedellerinin talep edilemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
3-Davacı vekilinin 500,00 TL kullanım bedeli ile ilgili faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafından davalıya gönderilen 19730 sayılı yazı ile, 07/02/2008 tarihi ila 05/05/2008 tarihi arasındaki 87 günlük süre için belirlenen 500,00 TL kullanım bedelinin yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 günlük süre içerisinde ödenmesi istenmiştir. Her ne kadar bu yazının tarihi okunaksız olup, sunulan tebliğ mazbatası fotokopisinde de tebliğ edildiği tarihi gösteren kısım bulunmasa da davalı tarafından davacıya sunulan 23/06/2008 tarihli dilekçe ile belirtilen yazıya karşı cevap verildiği anlaşılmaktadır. O halde mahkemece davacının 19730 sayılı yazısının davalıya tebliğ edildiği tarih belirlendikten sonra davaya konu 500,00 TL'lik kullanım bedeli ile ilgili faiz başlangıç tarihinin tespiti gerekirken 500,00 TL'lik kullanım bedeline 24/05/2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.