MAHKEMESİ : Bergama 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/02/2013
NUMARASI : 2011/252-2013/123
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiraya veren vekili dava dilekçesinde, taraflar arasında düzenlenmiş 05/04/2009 tarihli kira sözleşmesinin davalı kiracı tarafından haksız olarak feshedildiğini, bu nedenle kira sözleşmesinin 8. maddesine göre davalının ödemekle yükümlü olduğu iki aylık kira bedeli olan 15.000 TL'nin tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, üç sayfadan ibaret kira sözleşmesinin sadece son sayfada müvekkilinin imzası bulunduğunu, sözleşmenin taraflar arasında hiçbir zaman yürürlüğe girmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, kiralananın davalıya teslim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı, davada dayanılan 05/07/2010 başlangıç tarihli, bir yıl süreli kira sözleşmesindeki imzasını inkar etmemektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş kararlarına göre metin, içerik, anlam ve devam eden maddelerin bir bütünlük taşıması kaydıyla birden çok sahifeden oluşan yazılı sözleşmelerin tüm sahifelerinin taraflarca imza edilmesi zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin 8. maddesinde "Kiracı kiralanını süresinden önce veya süre sonunda tahliye etmek istediğinde iki ay önce noter ihtarı ile bildirimde bulunacaktır. Bu şarta uyulmaması halinde, kira süresi kendiliğinden bir yıl daha yenilenmiş sayılacak, kiralanan teslimden sonra yeniden kiraya verilse bile kiracı yeri teslim ettiği tarihten sonraki en az iki aylık kiradan sorumlu olacak, bu iki aylık kira bedelini itirazsız ödeyecektir. Kira süresinden önce ihtar çekilmek suretiyle kiralananın tahliyesi halinde kiracıdan herhangi bir hak ve alacak talebinde bunulmayacaktır" düzenlemesi bulunmaktadır. Davacı, davalının kira sözleşmesini ihtar öneline uymadan tek taraflı olarak feshettiğini, davalı ise kira sözleşmesinin yürürlüğü girmediğini ileri sürmektedir. Mahkemece, kiralananın davalıya teslim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de kiracılık ilişkisi kira sözleşmesinin imzalanması ile doğar ve hüküm doğurur. Zira Borçlar Kanunu’nun hükümlerine göre, kira sözleşmesi imzalanmış
olmakla taraflar arasında kira ilişkisi kurulmaktadır. B.K.nun 249/1. maddesinde "kiralayan, kiralanan akitten maksut olan kullanmaya salih bir halde kiracıya teslim etmek ve kira müddeti zarfında bu halde bulundurmak ile mükelleftir" biçiminde düzenlemeye yer verilmiştir. Yasanın bu hükmüne göre sözleşmenin imzalanmasından sonra kiraya verenin kiralananı kullanım amacına uygun olarak kiracıya teslim etme vazifesi bulunmaktadır. İtirazı kayıt konmaksızın sözleşmenin imzalanmış olması kiralananın amacına uygun olarak kiracıya teslim edildiğine karine teşkil eder. Bunun aksini kiracının ispatlaması gerekir. Kira sözleşmesi tarafların rızasıyla, yargı kararı ile veya kiralananın ortadan kalkması ile sona erer. Kiralanan usulüne uygun olarak tahliye edildiği ve kiraya verene teslim edildiğinin ispat külfeti de kiracıya düşer. Yıllık kira bedelinin tutarı tanıkla ispat sınırının (HMK. md.200/1) üzerinde olduğu ve davacı tarafından, davalının tanık dinletmesine muvafakat edilmediğinden tanık beyanları hükme esas alınamaz. Bu durumda davalı kiracının kiralananın kendisine teslim edilmediği savunmasını kanıtladığından sözedilemez. Bu nedenle, mahkemece işin esasının incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kiralananın kiracıya teslim edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy