MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : İtirazın iptali
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira sözleşmesinden kaynaklanan kira bedeli ve gecikme zammı alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Mahkemece istemin kısmen kabulüne, faize yönelik itirazın iptaline,fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı kiraya veren vekili, ... 1.İcra Müdürlüğünün 2009/2326 esas sayılı icra takip dosyasında 02.09.2009 tarihinde başlatmış olduğu icra takibi ile,15.07.2008 tarihli kira sözleşmesine dayanarak ödenmeyen 20.361,91 TL asıl kira alacağı, 33,92 TL işlemiş faiz ve 5.975,99 TL gecikme zammı toplamı olan 26.371,82 TL'nin davalı kiracıdan tahsilini talep etmiştir. Ödeme emri tebliği üzerine davalı kiracı süresi içinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinde,takibe,borca ve faize itiraz ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, faize ilişkin itirazın iptaline, İİK 62/4 maddesi gereğince borca kısmi itiraz edildiğinde itiraz edilen kısım açıkça belirtilmemişse itiraz edilmemiş sayılacağından borçlunun kısmi itirazında miktar açıkça belirtilmediğinden borca yönelik itirazın yapılmamış sayılması gerektiği, dolayısıyla geçerli olmayan bir itirazın iptalinde de davacı alacaklının hukuki yararının bulunmadığı, ayrıca 6183 sayılı Kanuna tabi alacaklarla ilgili icra dairesindeki takibin hüküm ifade etmeyeceği, kira alacağı dışındaki belediye gelirlerine ilişkin diğer alacak kalemlerinin de kamu alacağı niteliğinde ve 6183 sayılı Kanunun hükümlerine tabi olup icra dairesinde takibinin yapılmasının mümkün bulunmadığı, geçersiz bir takipte itirazın iptalinin talep edilmesinin de mümkün olmadığı gerekçesiyle fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı,takip talebinde kira alacağı yanında başka kalem alacaklarının da (6183 sayılı yasaya tabi alacaklar, gecikme zammı vs.) tahsili için takip başlatmış olup,borçlu tarafından usulsüz olduğu gerekçesiyle şikayet yoluyla takibin iptali yönünde bir girişimde bulunulmadığına ve dava da genel mahkemede açıldığına göre, davacı alacaklının bu talepleri için icra takibi başlatmasında bir usulsüzlük bulunmamaktadır. İtirazın iptali davası genel mahkemede açıldığına göre, davalı borçlu itirazlarını açıkça bildirmese bile borca itiraz etmesi karşısında icra takibi kendiliğinden durduğuna göre davacı alacaklının seçimlik hakkını kullanarak genel mahkemede itirazın iptali davası açmasında hukuki yararı bulunmaktadır. Bu nedenle mahkemece işin esasına girilerek tarafların iddia ve savunmaları ile delilleri incelenerek faiz dışında kalan talepler yönünden de esas hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile asıl alacak ve gecikme zammına ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy