MAHKEMESİ : Fethiye 2. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 29/05/2014
NUMARASI : 2013/153-2014/396
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 01.01.1998 başlangıç tarihli sözleşmesi ile kiracı olduğunu, ödenmeyen 2013 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran ve Temmuz kira bedelleri için ihtar keşide edilmesine rağmen kira borcunun ödenmediğini belirterek davalının temerrüt nedeniyle kiralanandan tahliyesini istemiştir. Davalı ise kira bedellerinin çekle ödendiğini ve davanın reddini savunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 315.maddesi hükmü uyarınca temerrüt nedeniyle açılacak tahliye davasının kural olarak kiralayan tarafından açılması gerekir. Kiralayanlar birden fazla ise aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları zorunludur. Kiralayan durumunda olmayan malik veya kiralananı sonradan iktisap eden yeni malikin önceden kiracıya ihbar göndererek kira paralarının kendisine ödenmesini istemesi bu ihbarın sonuçsuz kalması halinde yasal içerikli ihtarname tebliğ ettirmek suretiyle dava açması gerekir. Dava hakkına ilişkin bu husus mahkemece kendiliğinden göz önünde bulundurulmalıdır.
Davaya dayanak yapılan ve hükme esas alınan 01.04.1998 başlangıç tarihli ve bir yıl süreli kira sözleşmesi konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmeyi kiralayan sıfatıyla davacının murisi H.. A.. imzalamıştır. Kiralayan H.. A..'in 11.02.2011 tarihinde öldüğü, geriye mirasçı olarak Sevil, İbrahim ve davacı C.. E..'in kaldığı dosyaya ibraz edilen mirasçılık belgesinden anlaşılmaktadır. Mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan ihtarnameyi birlikte göndermeleri ve yine davayı da birlikte açmaları gerekir. Davaya konu temerrüt ihtarnamesinin mirasçılardan C.. A.. tarafından keşide edildiği davanın da C.. A.. tarafından açıldığı anlaşılmaktadır. Dava ikamesindeki noksanlığın giderilmesi mümkün ise de, temerrüt ihtarındaki noksanlığın sonradan giderilmesi mümkün değildir. Temerrüt ihtarı tüm kiracılar tarafından gönderilmediğinden hukuki sonuç doğurmaz. Hukuki sonuç doğurmayan temerrüt ihtarına dayanılarak tahliye kararı verilemez. Bu nedenle davanın reddi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy