MAHKEMESİ : İstanbul 13. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 20/02/2014
NUMARASI : 2012/1290-2014/144
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı itirazın iptali ve tahliye davasına dair karar, davalı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava kira bedelilinin tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ile kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir.
Mahkemenin 14.07.2011 tarih 2010/651 Esas,2011/981 sayılı kararı dairemizin 13.02.2012 tarih 2011/13650 Esas 2012/2015 Karar sayılı ilamıyla ''Mahkemece davacıya aylık kira miktarı yönünden davalıya yemin teklif etme hakkı olduğunun hatırlatılması, sonunda kira miktarının davacı tarafından kanıtlanamaması halinde davalının bildirdiği kira miktarı üzerinden ödeme belgelerini sunması için süre ve olanak tanınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gekekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı'' gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularakyapılan yargılamada davalının İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2009/29662 sayılı takibe vaki itirazının 450 TL üzerinden iptaline,asıl alacağın %40 'ı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına ; davalının İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14194 sayılı takibe vaki itirazının 150 TL üzerinden iptaline,asıl alacağın %40'ı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına ;davacının tahliye isteminin kabulüne ve aylık kira bedelinin 27.05.2010 tarihi itibariyle 400 TL olarak tespitine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davaya dayanak İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14194 sayılı takibi ile talep edilen kira bedellerinin tamamının yeminle tespit ve kabul edilen miktar itibariyle ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük yasal sürede ödendiği, davaya dayanak yapılan İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün 2009/39662 sayılı takibine yönelik ise dava dilekçesinde açıkça tahliye talebinde bulunulmadığı kaldı ki ödeme emrinde 30 günlük ödeme süresinin de verilmediği ,böylelikle her iki takibe ilişkin olarak tahliye şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından tahliye isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde tahliye kararı verilmesi doğru değildir.
2-Davalı vekilinin alacağa yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dava itirazın kaldırılması ve tahliye istemine ilişkindir. Kira bedelinin tespiti davası ayrı bir dava olup kira bedelinin dava tarihinden itibaren aylık 440 TL olduğunun tesbiti bu davaya eklenmek suretiyle ıslahla talep edilemez.Bozma ilamına göre davacının yemin hakkını kullanması ve davalının kira bedelinin aylık 150 TL olduğu yönünde yemin etmesi sonucu kira bedelinin 150 TL olarak kabulü ile İstanbul 26. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14194 sayılı takibinde itiraza uğrayan Nisan ayı 150 TL kira bedelinin de ödeme emrinin tebliginden itibaren 30 günlük yasal süre içerisinde 29.04.2010 tarihinde ödendiği gözetilerek İstanbul 30.İcra Müdürlüğü'nün 2009/39662 Esas sayılı takibine vaki itirazın 300 TL asıl alacak yönünden iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Mahkemenin daha önce verdiği ilk karar da davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmemiş, davacı tarafından bu husus temyiz edilmiştir. Bu nedenle davalı yönünden kazanılmış hak doğduğu gözetilerek, davacının tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi de doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda 1 ve 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy