MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 20. Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 06/05/2014
NUMARASI: 2014/73-2014/287
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, süre bitimi nedeniyle kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkiline ait olan, arsa vasıflı taşınmazın 01/01/2004 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile davalıya kiralandığını, 13/09/2013 tarihli ihtarname ile kira sözleşmesinin yenilenmeceğinin davalıya bildirildiğini belirterek kiralananın tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın süresinde açılmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Taşınmaz ve taşınır yapı kiralarıyla ilgili belirsiz süreli kira sözleşmelerinde feshi ihbar süresi Türk Borçlar Kanun'unun 329.maddesi hükmüne göre belirlenir. Anılan madde hükmü gereğince süresiz sözleşmelerde 6 (altı) aylık dönem için 3 (üç) ay önceden kiracıya fesih bildiriminin tebliğ ettirilmesi ve o dönem sonunda tahliye davası açılması gerekir. Fesih dönemlerinin hesabında kira sözleşmesinin başlangıç tarihi esas alınır. Sözleşmede veya kanunda belirtilen fesih dönemine veya bildirim süresine uyulmamışsa, bildirim bir sonraki fesih dönemi için geçerli olur. Konut ve çatılı işyeri kiraları dışındaki diğer kira ilişkilerinde kiralananın tahliyesi için feshi ihbar yeterli olup, başka bir sebep aramaya gerek yoktur.
Olayımıza gelince; Davada dayanılan ve hükme esas alınan 01/01/2004 başlangıç tarihli ve 3 yıl süreli kira sözleşmesi konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dosya içerisinde bulunan İstanbul Anadolu 10. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/90 Esas sayılı dosyasında, taşınmazın çatılı işyeri kabul edilemeyeceği belirtilerek davanın süresinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, verilen hüküm davacının temyizi üzerine, Dairemizin 2013/15501-2013/16051 sayılı kararıyla onanmıştır. Onama ilamına göre kiralananın 6098 sayılı TBK'nun 339. ve devamı maddeleri kapsamı dışında kaldığı belirlenmiştir. Kira sözleşmesinin 3. maddesinde " Sürenin sonunda bir yıl öncesinden yazılı bir şekilde her iki taraftan birisi aksine bir bildirimde bulunmadığı takdirde akit üç yıl daha yenilenmiş sayılır. Bu hüküm uzatılmış dönemler için de geçerlidir. Böyle bir bildirim olması halinde ise süre bir yıl için uzamış sayılır."düzenlemesine yer verilmiştir. Davacının keşide ettiği, 02/12/2005 keşide ve 16/12/2005 tebliğ tarihli ihtarname ile sözleşmenin yenilenmeyeceği davalıya bildirilmiştir. Bu ihtarname ile sözleşmenin 3. maddesi gereğince kira sözleşmesi bir yıl uzamış ve 01/01/2008 tarihinden sonra süresiz hale gelmiştir. Bu durumda davacı, TBK 329 .maddesindeki sürelerden yararlanarak ihbar suretiyle sözleşmeyi feshedebilir. Davacı tarafından 13/09/2013 keşide, 16/09/2013 tebliğ tarihli ihtarname davalıya gönderilmiş olduğuna göre dava süresindedir. Süresinde açılmış olan davanın kabulü ile tahliyeye karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.