MAHKEMESİ : Edirne İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2013/187-2013/500
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, kira alacağının tahsili için haciz ve tahliye istemli olarak başlatılan icra takibine itiraz edilmemesi ve yasal süresi içerisinde kira parasının ödenmemesi nedeniyle İİK.nun 269/a maddesi gereğince kiralananın tahliyesi istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
HMK.'nun 27. maddesi hükmü uyarınca, davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi haklarıyla bağlı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler. Hukuki dinlenilme hakkı, Anayasının 36. maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılama hakkının en önemli unsurudur. Bu itibarla, davanın taraflarına usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilerek bundan sonra işin esasının incelenmesi gerekir.
Tebligat Yasasının 12 ve 13, Tebligat Tüzüğünün 17 ve 18. maddeleri tüzel kişilere yapılacak tebligat hususunu düzenlemiş olup, anılan madde hükümlerine göre tebligatın tüzel kişinin selahiyetli mümessillerine yapılması, tebligat yapılacak kimselerin herhangi bir sebeple mutad iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde, tebligatın tüzel kişinin o yerdeki memur ve müstahdemlerinden birine yapılması gerekir.
Olayımızda; davalı M.. T.. C.ve S.. Hiz.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye, davalı şirketin yetkili mümessillerinin hangi nedenle tebligat alamayacak durumda oldukları belirtilmeksizin, adresteki şirketin daimi çalışanı imzasına tebliğ edilmiştir. Bu nedenle, dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiyenin davalı şirkete yukarıda yazılı Tebligat Yasası ve Tebligat Tüzüğü hükümlerine göre usulüne uygun şekilde tebliğ edildiği söylenemez. Bu nedenle davalı M.. T. C.. ve S.. Hiz.İç ve Dış Tic.Ltd.Şti.'ne usulüne uygun dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek, taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 30.3.2005 gün ve 2005/6-190-220 ve 28.09.2005 tarih 2005/6-518-518 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere icra mahkemesi ödeme emrinin tebliğindeki usulsüzlüğü kendiliğinden nazara alamayacağından yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmesi hatalı olmuştur.
Karar bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 19.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy