MAHKEMESİ : İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 10/07/2014
NUMARASI : 2014/500-2014/562
İcra mahkemesince verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı karar, davacı tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında kira alacağı nedeniyle tahliye istekli olarak başlatılan icra takibi gereğince düzenlenen ödeme emrine borçlu tarafından itiraz edilmemesi üzerine, davacı alacaklı icra mahkemesine başvurarak kiralananın tahliyesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece davanın reddine karar verilmesi üzerine, karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davada dayanılan 20/06/2009 başlangıç tarihli kira sözleşmesi hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Kira sözleşmesinde kiralayan R..T.. olup vekaleten kira sözleşmesini M.. Ö.. imzalamıştır. Takip talebinde takip alacaklısı ve dava dilekçesinde davacı olarak M.. Ö.. ismi yazılmış, bu nedenle mahkemece kiralayana vekaleten kira sözleşmesini imzalayan davacı M.. Ö..’in takip ve dava açma yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle husumetten davanın reddine karar verilmiştir. İcra dosyasında ve icra mahkemesindeki davada takip alacaklısı ve davacı olarak her ne kadar M.. Ö.. ismi yazılmış ise de takibi ve davayı davacı taraf adına yürüten Avukat A.. H.. U..a verilen vekaletname M.. Ö.. tarafından, vekili olduğu (ekte vekaletname örneği bulunan) R..T.. adına verilmiştir. İcra ve dava dosyalarında davacı adına hareket eden vekil M.. Ö.. vekili değil, R..T..vekilidir. Bu durumda takibin ve davanın kiralayan R..T.. tarafından açıldığının ve taraf teşkilinde bir eksiklik bulunmadığının, takip talebine ve dava dilekçesine davacı olarak M.. Ö.. isminin maddi hata sonucu yazıldığının kabulü gerekir. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 19/09/2012 tarih ve 2012/6-338 Esas 2012/586 Karar sayılı kararı da bu yöndedir.
Mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428 ve İİK.nın 366.maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edene iadesine, 06.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy