MAHKEMESİ : Körfez Sulh Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 26/09/2013
NUMARASI : 2011/19-2013/730
Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı tahliye davasına dair karar, davacılar tarafından süresi içinde temyiz edilmiş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, temerrüt nedeniyle tahliye ve kira alacağının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalının 21.12.2001 tarihli sözlü kira sözleşmesiyle kendilerine ait taşınmazda aylık 100.00 TL bedel ile kiracı sıfatıyla oturduğunu, davalının kira bedellerini uzunca bir zamandır kendilerine ödemediğini, bunun üzerine davalı aleyhine Körfez Sulh Hukuk Mahkemesinde fuzuli işgal sebebiyle taşınmazdan tahliyesi ile 5.000.00 TL tazminatın ödenmesi için dava açıldığını, ancak mahkemece ortada fuzuli işgal bulunmadığından bahisle davanın reddine karar verildiğini, bu kez Körfez İcra Müdürlüğünün 2010/2292 esas nolu dosylası ile kira bedellerinin tahsili amacıyla haciz yolu ile ilamsız takip yapıldığını, davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 600.00 TL tutarındaki kira bedelinin tahsili ile kira aktinin feshi ve davalının taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, dava konusu taşınmazın mirasen kalan bir yer olduğunu, taşınmazda müvekkilinin annesininde payının olduğunu, mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olduğunu, kiralananın tahliyesi borcu bölünebilen bir borç olmayıp tüm mirasçılar tarafından açılması gereken bir dava olduğunu, açılan bu davanın tüm mirasçılar tarafından açılmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davalının tarafların murisi A.. A..'ün sağlığında onun rızası ile taşınmazda oturduğu, davalının davacılarla yazılı yada sözlü kira sözleşmesinin varlığını inkar ettiği, davacıların da davalı ile aralarında bulunduğunu iddia ettikleri kira sözleşmesi ile sözleşmenin başlangıç tarihini ispatlayamadıkları gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacıların daha önce davalı aleyhine Fuzuli İşgal Nedeniyle Tahliye ve Tazminat davası açtıkları. Körfez Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2010/358 Esas 2010/820 Karar sayılı dosyasıyla görülen yargılama sonunda, "davalının fuzuli şagil olduğu belirtilerek tazminat talep edilmiş ise de. davacıların tamamı davalının kiracı olarak söz konusu evde 21.12.2001 tarihinden itibaren kiracı olarak oturduğunu kabul ettikleri, bu şekilde taraflar arasında geçerli sözlü bir kira sözleşmesi olduğu, bu nedenle davalının fuzuli şagil konumunda olmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup bu hüküm davalı tarafından temyiz edilmemekle davalının kiracılık sıfatı kesinleşmiştir. Bu durumda taraflar arasındaki kira ilişkisinin davacıların murisi ile davalı arasında kurulduğunun kabulü gerekir. Kiraya veren murisin ölümü ile mirasçı olan davacılar kiraya verenin haklarına halef olmuşlardır. Bu durumda mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
Hüküm bu nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 428.maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, istek halinde peşin alınan temyiz harcının temyiz edenlere iadesine, 03.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy